Ahmet Cevdet Paşa’nın Kur’an’ı Kerim’in metni ile birlikte tercümesi 1928 yılında Türk Neşriyat Yurdu tarafından yayınlanmış. Yakup Döğer Bey’in Latin alfabesine çevirisiyle; okuyucunun anlama zorluğu çekeceğini düşündüğümüz kelimeleri parantez içinde sadeleştirerek yayınlıyoruz. (Bu Latin alfabesine çevirinin orijinal Osmanlıca metnine ARŞİV bölümünden ulaşabilirsiniz.) https://fikiryorum.net/arsiv/ahmet-cevdet-pasa-kuran-kerim-meali-osmanca-1/)
29- Cevdet Paşa Meali –Ankebut Suresi
Mekke’de nazil olmuş 69 ayettir.
Rahmet ve inayet sahibi Allah’ın ismiyle başlarım.
1- Ben Mecid (şerefli, büyük, ulu) olan Allah’ım
2- Nas (insanlar) zan ederler mi ki iman ettik demekle terk olunurlar da, imtihan olunmazlar.
3- Biz onlardan evvelkileri sadık olanlar ile yalancıları Allah’ın bildirmesi için imtihan ettik.
4- Fenalık ve günah işleyenler bizi atlatırız mı zan ederler? Ne fena hüküm eylediler.
5- Allah’ın likasını (kavuşma, buluşma) arzu eden kimseye söyle, Allah’ın tayin buyurduğu ecel gelecektir ve o işitir bilir.
6- Ve cihat eden kendi nefsi için cihat eder. Allah alemlerden gani ve onlardan müstağnidir (ihtiyaç ve eksiklik duymayan).
7- İman edip salih amel işleyenlere, onların günahlarını kefaret ederiz. Ve onların işlediklerinden daha güzeliyle mükâfat ederiz.
8- Biz insana validesine hasen (güzel) muamele ile vasiyet ettik. Eğer onlar senin bilmediğin şeyle bana şerik etmeye gayret ederlerse, onlara itaat etme. Merciiniz (dönüş yeri) banadır. Size işlediğiniz şeylerden haber veririm.
9- İman edip salih amel işleyenleri, Salihler zümresine idhal (dahil etme) eyleriz.
10- İnsanlardan Allah’a iman ettik diyenler vardır ki, Allah yolunda bir eziyet görseler nasın (insanlar) fitnesini Allah’ın azabı telakki ederler. Ve eğer rabbin tarafından bir nusret (yardım) gelse, “biz sizinle beraber idik” derler. Allah alemlerin kalplerinde olanları bilir değil midir?
11- Allah iman edenleri münafıkları bildirecektir.
12- Kâfirler müminlere, “bizim yolumuza tabii olsanız sizin günahınızı biz yükleniriz” derler. Halbuki onlar günahlarından bir şey yüklenecek değildir. Muhakkak onlar yalancıdırlar.
13- Onlar kendi yüklerini ve azdırdıkları adamların yüklerini de yüklenecekler ve kıyamet gününde iftira ettikleri şeylerden sual olunacaklardır.
14- Biz Nuh’u kavmine gönderdik. Onların arasında dokuz yüz elli sene oturdu. Onlar zalimler oldukları cihetle (yönüyle), onları tufan helak etti.
15- Biz Nuh’u ve gemide bulunanları kurtardık ve gemiyi alemlere kudretimize ayet kıldık.
16- İbrahim kavmine, “Allah’a ibadet edin ve ona ittika (korkma, çekinme) eyleyin, bu sizin için hayırlıdır. Eğer bilseniz.”
17- Allah’tan başka ibadet ettikleriniz putlardan iftira ediyorsunuz. Allah’tan başka putlarınız size rızık vermeye kadir değildir. Rızkı Allah’tan isteyiniz ve ona ibadet edip şükür eyleyiniz. Ona rücu (dönüş) edersiniz.
18- Eğer tekzib (yalanlama) ederseniz, sizden evvel birçok ümmetler de tekzib ettiler. Resul üzerine vazife, ancak aşikâr tebliğdir.
19- Görmezler mi ki Allah hâlkı (yaratma) nasıl ibtida (başlangıç) etti. Sonra iade eder. Bu Allah için kolaydır.
20- De ki: Arzda seyr-ü seyahat edin. Ve Allah’ın hâlka (yaratma) nasıl başladığına ve sonra neş’et-i ahireti (ahireti meydana getirme) inşa eylediğine bakın. Allah her şeye kadirdir.
21- Dilediğine azap eder ve dilediğine rahmet eyler. Siz ona dönersiniz.
22- Siz Allah’ı ne arzda ne de semada aciz edemezsiniz. Allah’tan başka sizin için bir dost ve yardımcı yoktur.
23- Allah’ın ayetlerine ve ona mülaki (kavuşma) olacaklarına küfür edenlerdir ki, rahmetten yeise (üzüntü, keder) düşmüşlerdir. Onlara elim azap vardır.
24- Kavminin buna cevabı ancak, “onu katlediniz veyahut ateşte yakınız” demek oldu. Ve Allah ona ateşten necat (kurtuluş) verdi. İman eden kavim için bunda ayetler ve ibretler vardır.
25- İbrahim: “Allah’tan başka ibadet eylediğiniz putlar dünya hayatında aranızda vesile-i meveddettir (sevgi, muhabbet). Sonra kıyamet gününde bazınız bazınıza küfür eder. Bazınız bazınıza lanet eylersiniz. Yer cehennemdir ve size yardımcı da yoktur” dedi.
26- Ona Lut iman etti: “Ben rabbime hicret ederim. O kadir ve hakimdir” dedi.
27- Biz İbrahim’e İshak ve Yakup’u ihsan ettik. Nübüvvet ve kitabı onun zürriyetinden kıldık. Ve ona dünyada mükâfatını verdik. Ve o ahirette Salihlerdendir.
28- Ve Lut kavmine: “Siz size alemlerden bir kimsenin sebkat (önceden olan) etmediği bir fena işi işliyorsunuz.”
29- Erkeklere mukarenet (yaklaşma) eder, yol keser ve misafirhanenizde münker (kötülük) işlersiniz” dediğinde, kavminin cevabı: “Eğer sözünde sadık isen, bize Allah’ın azabını getir” demek oldu.
30- Lut: “Ya rabbi! Müfsit (bozguncu, fitneci) kavim üzerine bana nusret ver” dedi.
31- Resullerimiz İbrahim’e beşaretle (müjdelemek) geldiklerinde, “biz bu karye (şehir) halkını helak edeceğiz, çünkü onlar zalimlerden oldular” dediler.
32- İbrahim: “Lut ve orada” dedi. Resuller, “biz orada kimler olduğunu daha iyi biliriz. Onu ve helaki mukarrer (kararlaştırılmış, karar verilmiş) olanlardan bulunan karısından başka ehlini kurtaracağız” dediler.
33- Resullerimiz Lut’un yanına geldiklerinde, bu Lut’a güç geldi ve onlardan takati daraldı. Melekler: “Korkma ve mahzun olma. Biz seni ve ehlini kurtaracağız. Ancak helak olunacaklardan bulunan zevceni kurtarmayacağız.”
34- “Biz bu karye (şehir) ehline gökten şiddetli bela indireceğiz. Bu da fasıkların (bozguncu) cezasıdır” dediler.
35- Biz onlardan teakkul (akletme) eden kavim için beyan edici ayetler ve ibretler terk ettik.
36- Medyen’e kardeşleri Şuayb’ı gönderdik. “Ey kavmim! Allah’a ibadet edin ve ahiret gününü bekleyin. Ve Arzda fesat ederek azgınlık etmeyin” dedi.
37- Onu tekzib (yalanlama) ettiler. Onları zelzele (deprem) alıp helak etti. Ve hanelerinde yüz üstü ölmüş bulundular.
38- Ve Ad ve Semud Kavimlerini de helak eyledik. Onların meskenlerinden (evlerinden) size asar-ı helak (helak oluşun kalan eserleri) tebeyyün (görme, aşikar olma) eder. Şeytan onlara amellerini tezyin (süsleme) etmiş ve onları Allah’ın yolundan çıkarmış idi. Halbuki onlar akıl ve basiret (kavrama, anlama) sahibi idiler.
39- Ve Karun’u, Firavunu ve Haman’ı da helak ettik. Onlara Musa mucizat (mucizeler) ile geldiğinde, ona karşı arzda kibir ettiler ve azabımızdan kurtulamadılar.
40- Bunların cümlesini günahı ile ahz (alma, alış) ve helak ettik. Onlardan üzerlerine şiddetli rüzgâr gönderdiğimiz ve yine onlardan sayha (çığlık) ile helak ettiğimiz ve yine onlardan yere batırdığımız ve yine onlardan suda boğduğumuz vardır. Allah onlara zulüm etmedi. Velakin kendi nefislerine kendileri zulüm eylediler.
41- Allah’tan başka dost ittihaz (edinme) edenlerin misali, kendisine hane (ev) yapan örümcek evidir. Eğer bunu bilseler.
42- Allah, ondan başka ibadet ettikleri her şeyi bilir. O galip ve kadir ve hakimdir.
43- Nas (insanlar) için darb (örnek verme) eylediğimiz bu misalleri ancak alim olan kavim teakkul (akletme) ederler.
44- Allah gökleri ve yeri hak olarak yarattı. Bunda müminlere ibret vardır.
45- Sana kitaptan vahiy olunanı tilavet (okuma) et ve namazı kıl. Çünkü namaz büyük ve küçük fenalıklardan nehyeder (engeller). Ve Allah’ın zikri daha büyüktür. Ve Allah işlediğiniz şeyleri bilir.
46- Ehl-i Kitap ile ancak güzel suretle mücadele edin. Onlardan zulüm edenlerle şiddetli mücadele edebilirsiniz. Ve: “Bize inzal (indirme) olunan ve size indirilen şeylere iman edin. Bizim ve sizin ilahınız birdir ve biz ona Müslimleriz” deyiniz.
47- Evvel kitaptan gönderdiğimiz gibi, sana da kitabı indirdik. Ehl-i Kitap ona iman ederler. Ve müşriklerden de ona iman edenler vardır. Ayetlerimizi ancak kâfirler inaden (inat etmek) inkâr ederler.
48- Bundan evvel sen kitap okumaz ve sağ elinle yazamazdın ki, batıl taraftarları bundan şek ve şüpheye düştüler.
49- Belki Kur’an bir takım aşikar ayetlerdir ki, ilim erbabının kalbindedirler. Ayetlerimize ancak zalimler inaden (inat etmek) küfür ederler.
50- Müşrikler: “Ne olurdu, Muhammed’e rabbi tarafından mucizeler nazil olsa idi” derler. Deki: “Mucizat (mucizeler) Allah’ın indindedir (katında, yanında) ve ben ancak aşikâr nezirim (uyarıcı).”
51- Onlara, bizim sana inzal (indirme) eylediğimiz ve onlara tilavet (okuma) olunan kitap mucize olarak kifayet (yeterli) etmez mi? O kitapta iman eden kavim için rahmet ve vaaz vardır.
52- De ki: “Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah kâfidir. Göklerde ve yerde olanları bilir. Batıla inanıp Allah’a küfür edenlerdir ki, ziyan ederler.
53- Ve senden azabı istical (acele etmek) ederler. Eğer onun muayyen (belirli) vakti olmasa idi, onlara azap gelirdi. Ve bilmedikleri halde bağdeten (aniden) nazil olurdu.
54- Senden azabı istical (acele etmek) ederler. Ve cehennem kâfirleri ihata (kuşatma) edecektir.
55- Onları üstlerinden ve ayaklarının altından azap kapladığı günde onlara Allah, “işlediğiniz şeyin cezasını tadınız” der.
56- Ey iman eden kullarım! Benim arzım geniştir. Bana ibadet ediniz.
57- Her nefis mevti (ölüm) tadacaktır. Sonra bana rücu (dönüş) edersiniz.
58- İman eden ve salih amel işleyenlere, cennette altlarından nehirler akan mahal-i mahsusları (kişiye mahsus yer) hazır eyleriz ki, orada ebedi kalırlar. Bu amellere ne güzel ecirdir (mükâfattır).
59- O ameller ki, sabır eder ve rablerine tevekkül ederler.
60- Ne kadar hayvan vardır ki, rızkını arkasına yüklenmez. Allah onları ve sizi rızıklandırır. O işitir ve bilir.
61- Eğer onlara, “gökleri ve yeri kim hâlk (yaratma) etti ve güneşi ayı kim musahhar (boyun eğdirilmiş) kıldı” diye sorsan, “Allah” derler. O halde nasıl iftira ediyorsunuz?
62- Allah kullarından dilediğine rızkı yayar ve onun için bazen de kısar. Allah her şeyi bilir.
63- Eğer onlara, “gökten suyu kim indirdi ve onunla ölümünden sonra arzı kim ihya etti?” diye sorsanız, Allah” derler. De ki: “Elhamdülillah!” Belki ekserisi bu cevabın ne kadar mülzem (lüzumlu) olduğuna teakkul (akletme) etmezler.
64- Bu dünya hayatı ancak oyuncaktır. Asıl hayat dar-ı ahirettir (ahiret yurdu). Eğer bunu bilseler.
65- Gemiye bindiklerinde Allah’a kemal-i ihlas (en mükemmel, olgun) ile dua ederler. Allah onları karaya çıkarıp necat (kurtuluş) verdiğinde, derhal ona şerik (ortak) ederler.
66- Bizim onlara verdiklerimize küfür etsinler ve dünyadan istifade eylesinler. Kariben (yakın, yakında) görür ve bilirler.
67- Onlar görmezler mi ki, biz emin bir harem kıldık ki etrafında nas katl ve esir edilirler. Onlar batıla iman eder ve Allah’ın ayetlerine küfür mü eylediler?
68- Allah üzerine yalanla iftira edenden veyahut ona geldiği zaman hakkı inkâr edenden daha zalim kim vardır? Cehennemde kafirlere kafi yer yok mudur?
69- Bizim yolumuzda cihat edenleri, doğru yolumuza hidayet eyleriz. Allah muhlislerle beraberdir.
