Türkiye’deki modern İslamcı düşünce, yerel gelenek ile küresel modernitenin kesişim noktasında şekillenmiş, sancılı bir kimlik inşa sürecini temsil eder. Cumhuriyet dönemi İslamcı aydını, geleneksel dini formasyon ile Batılı sosyal bilimler arasında bir köprü kurma çabası içindedir. Bu profil, İslam dünyasının klasik literatürüne (Arapça ve Farsça kaynaklara) hâkimiyeti bir “kültürel kimlik” unsuru olarak görürken; sosyolojiyi, […]