Bir şeyi meşru ya da gayr-i meşru kılan onun dayandığı sebeplerdir. İlleti ve sebebi gayrı meşru ise şüphesiz o da meşruiyetini kaybeder.
Bilgi de kendi açısından MASUM değildir, o da dayandığı, yaslandığı inanç demetinden bağımsız düşünülemez…
Abdurrahman Arslan, Zaman Dışı Konuşmalar, s:214
Mesela konuşmanın arasında diyor ki, “Hayvan Bireyler”
İnsan birey, erkek birey, çocuk birey, kadın birey, köpek birey, fare birey, ağaç birey…
Yani Hayvanlar, insanlar, kadınlar, çocuklar, eşcinseller, ağaçlar diye kategoriler yoktur herkes “BİREY” klasmanında EŞİTTİR.
Onları kim farklı kılıyordu: Elbette ki Tanrı. İnsana ÖZEL bir konum veriyordu. Sadece insana değil Erkeğe de özel bir yer veriyordu. Yani Aslında TANRI’ya itiraz ediyoruz.
Sadece TAnrı’nın KADINLARA ve erkeklere farklı hak ve sorumluluklar tanımlamış olmasına değil, İnsanlarla Köpekler arasında FARKLAR tanımlamasına da itiraz ediyoruz.
FArk hiç mi yok? Teoride yok ama PRATİKTE var.
Zira “BİREYLERİN” bazılarının PARALARI var bazılarının YOK.
“Bireysellik” ideolojisinde parası olanla parası olmayan arasında EŞİTLİK talep edilmiyor. Herkes aynı evlerde, aynı hayat şartlarında yaşasın, aynı arabalara binsin, aynı malikanelerde kalsın, aynı zevk ve sefayı paylaşsın, dünyanın serveti eşit bir şekilde bölüşülsün demiyor.
Zira herkesin “yalnızlıkta” ve cemaatsizlikte eşit olduğu yerde GÜÇLÜ ve Parası olmak FARK ettirir.
Sadece PARASI olanların HAKLARI vardır. Zira Büyük balık küçük balığı yemesi HAKTIR bu ideolojinin temelinde. Doğanın yasası budur.
Yani “Yüce PARASI olanların” HAmam Böceği BİREYLERİ, fare bireyleri, çekirge bireyleri yok etmesi ile “Filistin’li BİREYLERİ” yok etmesi arasında fark yoktur.
Tanrı ve Tanrının verdiği payeler olmadığına göre Hiç bir “iNSAN Birey” kedi köpeklerden farklı olduğunu İNSAN Olduğunu ÖZEL bir varlık olduğunu iddia ederek YÜCE PARATAPARLARDAN (Kapitalistlerden) bir şey talep edemez.
Üstelik Birey olmak Cemaati de dışlar.
Dışlanan cemaat kimdir? Neden dışlanır? Neden Birey ve bireysellik öne çıkar. Bireyin karşısında ne vardır? Birey kimi kovalayarak kime boyun eğerek birey olabilir? Cemaati kim emreder?
Bu ufacık giriş, “Birey kelimesinin” perde arkasında devasa bir dini yapıyı bize taşıdığını hissettirmiştir umarım.
Kelimeleri içinde doğdukları DİN şekillendirir. Ama “Tek” Tanrılı dinler ama Tanrısız gibi görünen “çok Tanrılı” dinler.