13 Şub 26 - Cum 9:09:am
Koyu Açık

Blog Post

Fikir Yorum > Fikir yorum > Kur’an-ı Kerim, Lafz, Yazı ve Resm-i Osmânî

Kur’an-ı Kerim, Lafz, Yazı ve Resm-i Osmânî

Bu yazı “Resm-i Osmânî Kâideleri Bağlamında TMSK E. H. 2 Nr. Mushaf” – Fatih Cankurt (2022), makalesinden kısmen özet ve alıntılardan oluşturulmuştur.

Söz konusu çalışma, Resm-i Osmânî’yi (Hz. Osman döneminde çoğaltılan mushaflarda benimsenen yazım sistemi) hem tarihsel hem de teknik bir yazı geleneği olarak ele alır.

Resm-i Osmânî, Kur’ân’ın Hz. Osman döneminde istinsah edilen (çoğaltılan) mushaflarında takip edilen yazım biçimidir. Bu yazım: Harflerin bugünkü standart Arap imlasından farklı yazılmasını içerebilir. Bazı harflerin hazfi (düşürülmesi), ziyadesi (fazladan yazılması), bedeli (harf değişimi) gibi kuralları barındırır. Noktasız ve harekesiz erken dönem yazı karakterine dayanır.

Bu sistem, sadece bir “yazım alışkanlığı” değil; kıraat farklılıklarını taşıyabilecek esneklikte tasarlanmış bir yazı düzenidir.

Resm-i Osmânî, fonetik (salt ses temelli) bir yazım değil; kıraatleri muhafaza eden ve vahyin naklini güvence altına alan özel bir yazı sistemidir.

Dolayısıyla Resm-i Osmânî:

  • Tarihsel bir imla alışkanlığı değil,
  • Kur’ân’ın korunma biçiminin bir unsurudur.

Sîbeveyh (ö. 180/796) ve Basra dil ekolü başta olmak üzere erken dönem Arap dilcileri, dili öncelikle semâ‘ (işitilen canlı kullanım) üzerinden temellendirmiştir. Sîbeveyh’in el-Kitâb’ı, Arapçayı sistemli biçimde tahlil ederken yazıdan ziyade ses, i‘râb ( kelimenin cümledeki yerine göre aldığı son hareke değişimi), yapı ve kullanım üzerine odaklanır.

Bu gelenekte asıl olan lafızdır (sesli ifade). Yazı, lafzın kaydıdır.

Kur’ân’ın muhafazası hem ezber (hıfz) hem yazı ile gerçekleşmiştir; ancak kıraat ilmi, yazıyı aşan bir sözlü aktarım zincirine dayanır.

Ebû Amr ed-Dânî, İbnü’l-Cezerî gibi kıraat ve resm âlimleri ise Resm-i Osmânî’yi, kıraat farklılıklarını taşıyabilecek bir yazı çerçevesi olarak teorize etmişlerdir. Onlara göre resm, telaffuzu bire bir yansıtmak için değil; sahih kıraat ihtimallerini barındırmak için korunmuştur.

Bu bakış açısında yazı, dili tam temsil etmek zorunda değildir; fakat vahiy metninin sınırlarını muhafaza eden bir çerçeve işlevi görür.

Dolayısıyla klasik İslâm medeniyetinde dil–yazı ilişkisi ne tamamen fonetikçi (ses temelli) ne tamamen yazı-merkezlidir. İkisi arasında hiyerarşik fakat işlevsel bir denge vardır.

Modern Dil Teorisi açısından Dil, (langue) bir göstergeler sistemidir. Yazıyı merkeze almak dili yanlış anlamaya yol açabilir. Ferdinand de Saussure’e göre yazı, dili “gölgeleyen” bir araçtır; asıl olan sözlü sistemdir. Yazı, dili temsil eden ikincil bir sistemdir. Bu perspektiften bakıldığında Resm-i Osmânî dilsel özün değil, tarihsel bir yazı temsilinin örneği olur. Resm-i Osmânî kıraatleri taşıyan, fonetik olmayan, bilinçli bir yazı sistemidir.

Hz. Osman döneminde istinsah edilen mushaflar noktasızdı (i‘câm yoktu), harekesizdi (teşkîl yoktu) Yazı, çıplak harf iskeleti (resm) şeklindeydi. Bu durum, Resm-i Osmânî’nin en önemli özelliğini oluşturuyordu. Yazı, birden fazla sahih kıraati taşıyabilecek esnekliğe sahipti.

Çünkü o yazı şekli farklı harekelerle farklı kıraatleri, nokta farklılıklarıyla farklı kelime okumalarını, i‘râb (kelimenin cümledeki yerine göre aldığı son hareke değişimi) farklılıklarını barındırabiliyordu.

Bugün kullandığımız üstün, esre, ötre, şedde, sükûn işaret sistemi büyük ölçüde Halil b. Ahmed el-Ferâhîdî ö. 175/791 tarafından sistemleştirildi. Bu aşamadan sonra mushaflar belirli bir kıraate göre harekelenmeye başladı. Okuma ihtimalleri yazı üzerinden yönlendirilmiş oldu. Artık mushaf okuyucuya kıraati bırakmak yerine, kıraati yönlendiren bir forma dönüştü.

İslâm dünyasında yaygın olarak basılan Mushaflar, neredeyse tamamı Âsım kıraati (özellikle Hafs rivayeti) esas alınarak harekelenmiştir. Bu nedenle Mevcut hareke sistemi, “resm-i osmânî’nin” çıplak çoklu ihtimal alanını değil, “Âsım” kıraatinin doğru ve standart okunmasını temin eder.

Bu durum teknik olarak Resm-i Osmânî’yi aynen devam ettirir; ancak onun çoklu kıraat kapsayıcılığını fiilen sınırlar.

___________

Not: “Resm-i Osmânî Kâideleri Bağlamında TMSK E. H. 2 Nr. Mushaf” – Fatih Cankurt (2022), Makaleye ulaşım adresi: https://dergipark.org.tr/tr/pub/atebe/issue/74873/1195775?utm_source=chatgpt.com

Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir