24 Oca 26 - Cts 9:09:am
Koyu Açık

Blog Post

Fikir Yorum > Fikir yorum > Yazışmalardan Notlar: Köylüyü Yıkıma Uğratmak

Yazışmalardan Notlar: Köylüyü Yıkıma Uğratmak

1973’te Siyonist politikacı Kissinger ABD’nin tüm Dış politikasını ele geçirmişti. Onunla birlikte GIDA , petrolle birlikte ABD’nin jeostratejik önem sıralamasında en ön sıraya yerleşti

ABD’nin bu yıllarda dünya GIDA egemenliğini ele geçirmek için giriştiği operasyonun ismine “Barış İçin Yiyecek” ismi verildi.

Kissinger 1973 yılındaki büyük GIDA krizi sırasında kıtlık çeken ülkeler için “Eğer bir ülke serbest ticarete geçmez ve NUFUS KONTROLÜ yapmazsa herhangi bri ABD yardımına ulaşamayacaktır. BU gaddar bir yöntem olarak görülebilir ancak geniş çaplı etki ancak bu yolla sağlanabilir… Yiyecek bir silahtır ve bizim müzakere çantamızdaki araçlardan biridir.” diyordu.

1974’te Roma’da Birleşmiş Milletler GIDA konferansı düzenledi. ABD liderliğindeki toplantılara ABD iki ana konu başlığı taşıdı. Konuların ilki, gıda kıtlığı açısından Alarm veren “Artan insan nüfusu” idi.

Aslında KITLIK suni idi. Rochefiller gillerin Cargill’i ve Kissinger Sovyetler Birliğinden 30 milyon ton işlenmemiş buğday aldı. Rakam öylesine büyüktü ki, tüm dünya buğday stokunda bir azalma yaşandı ve Buğday ve ona bağlı ürünlerin fiyatları 65 $’dan 110′ $’a kadar yükseldi. Cargill bu operasyon için Hindistan, Çin, Bangladeş ve Avustralya gibi büyük buğday üreticisi ülkeleri etkileyen kuraklığın üretimi düşürdüğü yılı seçmişti.

Sorun buğdayın olmaması değildi neredeyse tüm stokun Amerikan şirketlerinin elinde olmasıydı. Dünya tahıl stokunun neredeyse %95’i, altı Amerikan şirketinin elindeydi “Cargill, Continental Grain, Cook İndustries, Dreyfus, Bunge Company ve Archer-Daniel Midland)

1972 yılında Cargill’in özel temsilcisi William Pearce Başkan Nixon’un özel müzakere temsilciliğine getirildi.

Pearce’in ekonomik planının amacı artan insan kaynağını ortadan kaldırıp binlerce çiftçi ailesini iflasa sürükleyerek BÜYÜK tarım-işletmelerine geniş yer açmaktı.

Pearce CArgill’in stratejisini ABD hükumetinin stratejisi haline getirmişti. Amaç 30 yıllık vadede GDO’lu tohumlar aracılığı ile tüm dünya tarım pazarı üzerinde hakimiyet kurmaktı. Bunun için öncelikli hedef aile çiftçiliğinden kurtulup şirket tarımcılığına geçilmesiydi.

Pearce 3. Dünya ülkelerine kendi kendilerine yetmeye çalışmaktan vazgeçmelerini, pirinç, buğday ve diğer tahılları üretmek yerine küçük meyve, sebze ve şeker türü ürünlere yönelmelerini tavsiye ediyordu. Büyük Tahıl şirketleri buğdayı o kadar ucuza üreteceklerdi ki ABD’den ithal etmek üretmekten daha ucuza gelecekti. Bu durumda tabi ki tahılların üretim, nakliyat ve fiyat kontrolü de Cargill’in eline geçmiş olacaktı

İktisadçı J.W Smith: “Tarlalar ne kadar birleştirilip mekanize edilirse o kadar ucuz ürün elde edilebilir… Dünya ülkelerinin çiftçilerinin bu rakamlarla rekabet edebilmesi mümkün değildir. Bu ürünler ister 3. dünya ülkelerine hediye edilsin isterse satılsın yerel tarım ekonomilerini yıkıma uğratacaklardır….” demişti.

  1. Dünya ülkelerinin tek şansı onların da endüstriyel tarıma geçmeleri idi ancak böyle bir şeye izin verilmesi mümkün değildi. Zira Nixon hükumeti gelişmekte olan ülkelere karşı ilan edilmemiş bir savaş yürütüyordu.

“Barış İçin Yiyecek” stratejisiyle ilk olarak tarımı çökertilen ülke Saddam Hüseyin’in Irak’ı oldu sonra Güney Vietnam ve Kamboçya ve ardından Şili geldi…

William Engdahl, Ölüm Tohumları, s:30-44 (Kısaltılmıştır. Detaylar kitapta)

ABD, Rochefillergiler ve dünya tarımını ellerinde tutan Cargill, Du Pont, Monsanto, Bayer gibi firmaların birbirine geçmiş 2 hedefi vardır:
1- Dünya nüfusunu azaltmak,
2- GIDA’yı kontrol altına almak, Diyor sanırım.

Zeyl: Anlatılanlar Türk Köylüsüne yabancı geliyor mudur acaba ?

Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir