03 Nis 25 - Per 9:09:am
Koyu Açık

Blog Post

Fikir Yorum > HaberYorum > Yazışmalar Grubundan: Hikmet ve Haber Yorumları

Yazışmalar Grubundan: Hikmet ve Haber Yorumları

Bu bile anlamak için yeter:

Faziletle ittisaf eden kimseler arasında daima ülfet olur.

Menfaatle ittisaf eden kimseler arasında da sürekli nifak olur, hased olur, adavet olur.

Çünkü o da ben diyor, o da. O da menfaate haris, o da.

Orada huzur olur mu?

Yeşil Efendi

Farkında olsun ya da olmasın Allah’ın sıfatları ile sıfatlanmış erdemli insanlar bir araya geldiklerinde Muhabbet ve huzur,

Allah’ın sıfatlarından yoksun, erdemsiz insanlar bir araya geldiklerinde Husumet ortaya çıkar.

Ya da erdemli insanların olduğu yerde nezaket, erdemsiz insanların olduğu yerde rekabet artar.

Erdemli insanların bir araya gelmesinden GÜZELLİK, erdemsiz insanların bir araya gelmesinden ÇİRKİNLİK zuhur eder.

İbret almaya bu bile yeter diyor sanırım

 ————

Tolstoy Avrupa’nın sadece kendini değil tüm dünyayı yok etmekte olduğunu söyler:

“Romalıların ahlaki yozlaşması yalnızca çok küçük bir topluluğu etkilemiştir.

Bu gün elektrik, demiryolları, telgraf tüm dünyayı çürütüyor… Herkes aynı şekilde kendi başına acı çekiyor. Herkes aynı acıları aynı şekilde yaşasın diye hayat düzenini değiştirmeye zorlanıyor. Herkes, hayatının en önemli konularına kendine, kendini anlamaya ve dine ihanete zorlanıyor.

Sahi makineler ne üretmek için?  Telgraf neyi göndermek için? Kitaplar, makaleler hangi haberi yaymak için;? Beraberce güdülen ve devasa bir güce maruz kalan milyonlarca insan neyi, elde etmek için? Dispanserler, hastaneler, fizikçiler hayatı hangi sebeple uzatmaya çalışıyor?

Hemen herkes kendi medeniyetinin mükemmel olduğunu düşünür. Bunun Bireysel işaretleri tırnakların temiz tutulması, terzi ve berberin hizmetlerinden faydalanılması, yurt dışına seyahat gibi şeylerdir. Demiryolları, akademiler, endüstriyel bölgeler, savaş gemileri, kaleler, gazeteler, partiler, parlamentolar da bunun ulusal emareleri. Bunları en eksiksiz tamamlayan uluslar medeni ulus olarak kabul edilir.

Hâlbuki bunlar o medeniyetin özeliklerinden ibarettir hakiki bir İNSANİ aydınlanmaya işaret etmez. Zira ilki kolaydır ikincisi çok sıkı bir çabayı gerektirir. BU yüzden de kalabalıklar tarafından hor görülmekten, nefret edilmekten başka bir şeyle karşılanmaz, çünkü medeniyet yalanını ortaya çıkarırlar.”

Karl Löwith, Tarihte Anlam, s:146

Tolstoy Demiryolları, savaş uçakları, atom bombası, akıllı telefon yapabiliyor olmak bizi DAHA insan kılıyor mu? Daha merhametli, daha adil, daha şefkatli, daha nazik, daha anlayışlı…

Yoksa kibrimizi, zulmümüzü, namussuzluğumuzu mu artırıyor?

İlerlemeyi hangi alanda sağladık diye soruyor?

Tolstoy vefat edeli 175 sene geçti

 175 sene daha İLERLEDİK (?). Sanırım sorunun cevabı FİLİSTİN diye verilebilir.

———————–

Hacer-ü’l Esved

“Kanaatimce buradaki hikmet insanla ilgilidir. Gökten indirdiğine inandığımız mübarek bir taşı yüceltmek için insanlar tarafından ulaşılması zor, insanlara tepeden bakan bir yere değil de ÜSTELİK peygamber eli ile insan boyu ile aynı hizada bir mevkie yerleştirilmiş olması İnanlar tarafından rahat görülsün diye değil, insana verilmek istenen dersle ilgili olabilir.

Kendini insan seviyesine indirerek onunla aynı seviyeden insana bakması, insana hem insanın kıymetini hatırlatır hem de insanı büyüklenmemeye, başka bir ifade ile tevazua davet eder.”

Abdurrahman Arslan, Zaman Dışı Konuşmalar, s:82

 Ben cennetten geldim SENİNLE ve soydaşlarınla aynı mesafeden muhatap oluyorum. Sen soydaşlarına TEPEDEN bakıyor, burnunu havalara kaldırıyorsun.

——————

OSLO süreci ve NATO sabotajı

OSLO Barış süreci Kürt sorununun çözümü için daha önce denenen yöntemlere oranla çok daha gerçekçi  bir girişimdi…

“Başta gizli yürütülen süreç Ak Partinin içinden birilerinin olayı sızdırması ile gündeme geldi. MİT’in İmralı’yı sürece dahil etmesinin hemen ardından Türkiye’de FETÖ-CIA organizasyonu ile üst üste olağanüstü olaylar cereyan etmeye başladı.

Önce FETÖ’nün 7 şubattaki başarısız hamlesi geldi

Sonra Hakan Fidan’ın İmralı’ya gittiği haberi kamuoyunda tartışılırken 8 Ocak 2013’te Paris’te PKK bürosuna bir baskın düzenlendi. Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Sönmez öldürüldüler. Cenazeler 17 Ocak’ta Diyarbakır’da kalabalık bir şekilde defn edildi.

Bu olayı o zaman Vakit Gazetesi benden aldığı bir kelime ile” İnfaz MOSSAD usulü” diyerek manşet yaptı.

Hemen Ardından PKK Yurtsever Devrimci gençlik Hareketi” adlı şehir milislerinin (YDG-H) kuruluşunu ilan etti. Bu TAKRİK’e rağmen ÖCALAN’IN silahları bırakma çağrısı yapan mektubu 21 Mart 2013’te okundu. Ardından 25 Nisan’da Karayılan 8 Mayıs’tan itibaren ön  koşulsuz geri çekileceklerini duyurdu

GLADIO bunun üzerine tüm maharetlerini devreye soktu. 29 Mayıs’ta gündemde GEzi Parkı olayları vardı ve meydanda “Kürtler Nerede?” sloganları atılıyordu.

7 Mayıs’ta Öcalan’la görüşen Selahattin Demirtaş “Öcalan Gezi Parkı direnişçilerini selamlıyor. Provokasyona dikkat edilmesi ve Meydan’ın ERGENEKON’culara bırakılmaması gerektiği çağrısını yapıyor” açıklamasını yaptı.

Ardından, PKK 2 Temmuz’da “Kalekollar” için çağrıda bulundu. 

10 Temmuz 2013’de YDG-H şehirlerde “asayiş birimleri” kurmaya başladığını,

9 Eylül’de KCK çekilmeyi durdurduğunu açıkladı.

Tüm bunların arkasından 17 Aralık 2013’te dershanelerin kapatılması kararının ardında ülkede büyük bir kaos devreye sokuldu.

Artık kimse Kürt sorunun çözümünü konuşmuyordu. “

İsmail Nacar, Gördüğüm Derin Devlet, s:164

Türkler ve Kürtlerin arasındaki savaş hem TÜRKLERİN hem Kürtlerin enerjisini bitiriyor dolayısı ile bölgeden Emperyalizme yönelik ciddi bir itirazın yükselebilmesini engelliyor hem de iki tarafı birbirlerine karşı TEHDİT olarak kullanarak İKİ TARAFI DA emperyalizmin İSRAİL’İn, ABD’nin ve NATO’Nun kullanışlı bir enstrümanına dönüştürüyor.

Her ne kadar Emperyalizmin hedefleri uğrunda ölüyor olsalar da  katledilenlerin TÜRK veya KÜRT olması emperyalizmi üzmez aksine SEVİNDİRİR.

Bu yüzden BARIŞ olmamalıydı. OLMADI DA diyor sanırım NACAR.

Geçmişten bu güne bir bakış olabilir mi?

Zeyl: O günlerden hafızamızda kalan bilgiydi. Paris’te öldürülen 3 kadın, örgüt içinde Abdullah Öcalan’ı dolayısı ile barış sürecini destekleyen ekiptenmiş. Öldürülmeleri ile hem barış süreci ENGELLENMİŞ hem de barışı sürecini destekleyen ekibin bir kısmı tasfiye edilmiş oldu, diyordu…

——————-

İsrail ve ABD KATAR, BAE ve BAHREYN’in de katıldığı ortak tatbikat yaptı.

Yunanistan’da yapılan tatbikata on bir ülke daha katılıyor: ABD, Fransa, Hindistan, İsrail, İtalya, Karadağ, Polonya, Katar, Slovenya, İspanya ve Birleşik Arap Emirlikleri katıldı. Kıbrıs destek personeliyle katılırken, Slovakya ve Bahreyn gözlemci göndermiş.

Katar, İsrail ve Bahreyn’in (F-16’larla) ve BAE’nin (Mirage 2000/9’larla) katıldığı tatbikata 10 ülke de F-15’lerle katılmış.

Aksilik bu ya:

KAN’ın (İsrail Resmi Haber sitesi) verdiği bilgiye göre İsrail’in özellikle katılımcıların kimliklerinin gizli tutulması yönündeki talebine rağmen katılımcıların tam listesinin Yunan Hava Kuvvetleri’nin internet sitesinde yayınlanması herkesi şaşkınlığa uğratmış.

Diye anlatılıyor haberde.

1- Tatbikat İran’ı tehdit etme, İRAN’a göz dağı verme, NÜKLEER tesislerinin denetimini ABD dolayısı ile İSRAİL’E açmaya razı olması maksatlı yapılıyor sanırım. Bu nedenle tatbikata katılanların listesi aynı zamanda İRAN’a yapılacak operasyona İSRAİL ve ABD yanında katılacaklar listesi diye de sunuluyor olabilir.

2- İSrail isteğine rağmen KATAR, BAE ve Bahreyn’li katılımcıların listesinin internet sitesinde yayınlanması bir HATADAN çok bu ülkelerin AÇIĞA düşürülerek süreç içinde YAN ÇİZMELERİNİ engellemek için yapılmış bir operasyon olarak düşünülebilir mi acaba.

https://www.timesofisrael.com/liveblog_entry/israel-participating-in-joint-air-force-drills-in-greece-with-11-other-countries-including-qatar

————–

Sizce İlgisi var mı?

Türkiye ile Suriye arasında Askeri İş Birliği Anlaşması imzalandı.

Türkiye, Suriye sınırları içinde ASKERİ üsler kuracak VE buralarda asker barındıracak.

Anlaşmanın nedeni DAEŞ’e karşı askeri işbirliği, diye duyuruldu.

malumunuz IRak’ın 2. kez ve Suriye’nin işgali Amerika tarafından DAEŞ ile mücadele diye meşrulaştırılmıştı. SUUD istihbaratının piyasaya sürdüğü bu aparat şimdi TÜRKİYE’nin bahanesi olacak sanırım.

Lakin herkesin bildiği gerçek şu ki İSRAİL Golan Tepeleri ile yetinmeyip işgalini her gün biraz daha ileriye götürünce TÜRKİYE bundan çok rahatsız oldu. Hatta İsrail, Suriye’nin 4’te birine Suriye askerinin girmesini bile yasakladı.

İsrail’in genişleyen işgalini Türkiye durduramazsa Suriye’nin PETROL bölgesi de, Türkiye’nin ağzının suyunu akıtan -2013’te Suriye’nin patlatılması oyununa Türkiye’yi ikna eden- KERKÜK petrol boru hatlarının kontrolü de İSrail’in eline geçecek.

Bu noktada aklıma eskiler geliyor.

hani Türkiye’nin en aktif oyuncu olduğu ekip Suriye’yi patlatmıştı, ESED can çekişiyordu, Şam’da küçücük bir mahalleye sıkışmış her an ŞAM’ı terk etmesi bekleniyordu. ESED’in işinin bittiğini düşünen egemenler TÜRKİYE’YE vaad ettikleri petrol boru hatlarının kontrolünü vermemeye karar vermişlerdi de TAYYİP BEyi devre dışı bırakarak oyuna devam etmek istemişlerdi. Ardından KOÇ gibilerin öncülüğünde ARAP bahari Türkiye’ye de gelmiş GEZİ olayları patlamıştı.

Ama Tayyip BEy yıkılmamış, Amerika ile çooook yakın olan Başbakanı görevden almış, İngilizler , Ruslar ve İranlılar ile işbirliğine giderek kendini ve sistemi korumuştu.

15 Temmuzun durduramadığı bu yakınlaşmayı Rus Diplomatın Ankara’nın GÖBEĞİNDe herkesin önünde öldürülmesi de bozamamıştı.

Şİmdi

Acaba ABD ve NATO’cu kuvvetler

Suriye’de Esed devrilmiş ve TÜRKİYE’nin ÜCRETİNİN ödenmesi gereken şu noktada Türkiye’ye vaad ettiklerini vermekten vaz geçip

“Bizim Suriye’de ne işimiz var? Biz Arap değilz. Araplarla işimiz YOK!” diyecek, Suriye’yi İsrail’İn kucağına itecek, ÇOOOOOK Daha anlayışlı, LAİK, Osmanlı hayalleri kurmayan, Araplarla arasına mesafe koymuş bir BAŞKAN’la yola devam etmek isteyebilirler mi?

Sizce son dönemde yaşadıklarımızın İsrail’in ilerleyişi ve Suriye’de hızla kaçınılmaz şekilde sürüklendiğimiz Türkiye’yi İSrail’le karşı karşıya gelmek zorunda bırakacak süreçle ilgisi var mıdır?

Siz ne dersiniz?

https://www.aa.com.tr/tr/dunya/israilli-yetkili-turkiyenin-suriyede-askeri-us-kurma-ihtimalinin-israil-icin-tehdit-oldugunu-belirtti/3525433

https://www.turkiyegazetesi.com.tr/dunya/turkiyeden-suriyede-deasa-operasyon-hazirligi-israilin-firata-inme-hevesi-engellenecek-1105032

————————-

İç İçe Haberler

– Filistinliler Gazze’deki tüm ekmek stoklarının tükendiği bildirildi.

-💥UNICEF: Son on günde Gazze’de her gün 100 çocuk öldürüldü veya sakat kaldı.

– Trump Bayram Günü İran’ı tehdit ederek “NÜKLEER tesislerinin kontrolünü bana aç. Değilse İRAN’I tarihte hiçi görülmemiş şekilde bombalarım” dedi ve İran’a 2 Ay süre verdi.

– Haber GLOBAL ekranlarından ABD’nin İRAN’da vuracağı merkezlerin, santrallerin, üslerin tespiti bile yapıldı.

– ABD 24 saatte 82 kez YEMEN’de hedefleri bombaladı.

TRUMP Yemenlilerin tüm yönetim kadrosunun “artık aramızda olmadıklarını” duyurdu.

– Yahya seri bunun üzerine ekranlara çıkıp son 24 saat içinde ABD savaş gemilerine , Drone, Siha ve füzelerle 3 saldırı düzenlediklerini duyurdu.

– Yemenliler 35 milyon dolar değerindeki MQ-9’ların 17. sini düşürdüklerinin fotoğraflarını paylaştılar.

– Katar’dan kalkan ABD bombardıman uçaklarının İsrail’in GAZZE’yi bombardıman ettiği üsse indikleri ortaya çıktı. (Yani Gazze’nin bombardımanına ABD uçakları da katılıyor bu uçaklar, barış görüşmelerinde Filistinlilerin temsilcisi rolündeki KATAR’dan kalkıyor demek istiyor sanırım.-AHÇ) 

– ABD Başkanı TRUMP Beyaz Saray’da ağırladığı Bahreyn Veliaht Prensine “Demek senin 700 milyar doların var. Gelecek sene 718 olacak orantısal olarak artacağı için sonraki sene 738 milyar… Bu çok fazla para. Yakında sizi ziyarete geleceğim” demiş.

“Amerika düşmanları için TEHLİKELİDİR.

Ama dostları için ÖLÜMCÜLDÜR.” Bu benim değil sanırım KİSSİNGER’ın sözü.

Bunu Zelensky öğrendi. Kanada başbakanı, Danimarka Başbakanı, Meksika Başbakanı öğrendi.

İran’a gözdağı vermek için ABD ile Yunanistan’da ortak TATBİKAT yapan BAHREYN, Trump’ın ziyaretinde bunu mu öğrenecek acaba?  

Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir