19 Tem 26 - Paz 7:00:am
Koyu Açık

Blog Post

Fikir Yorum > Articles by: Hüseyin Alan

Örgütlülük, İmtihan ve Günlük Hayattaki İslam

Benim şahit olduğum koca bir nesli “Kur’ancılık” akımıyla yok ettiler. Hiçbir işe yaramaz avarelere dönüştürdüler. Özal’la başlayan post kapitalizmin geç kalmış Lüteryanistleri olup çıktılar. Kamusal hayatın ideolojik bir dönüştürücü olduğunu bilmiyorlardı, balıklama daldılar: Ticari, siyasi, mesleki alanda değişip dönüştüler, Dışarda kalanları “sivil”lik kuşatacak, diğerlerine benzeyecekti! Bir zamanlar devletin has adamları olanlar, bir zaman sonra aynı […]

Devamı

Hikmet Kıvılcımlı, Solun Hafızası ve Devlet Denklemi

Hikmet Kıvılcımlı’yı okumuştum bir zaman; bu adam tam bir idealist. Fikrinin namusunu taşımış. Akıllı. Faris biri. Nerde durduğunu, neye karşı olduğunu biliyor. Başına gelebilecek ve olabilecek her şeye hazırlıklı. Hiçbir şeyden veya zorluktan şikayetçi değil. İşine bakmış yürümüş. Bu nedenledir ki ömrünün neredeyse yarısı takip, gözaltı, cezaevi ve işkencelerle geçmiş. Çok okumuş ama rastgele değil, […]

Devamı

Türkçülüğün Kendine Bulacağı Tarihsel Referans! -2-

Bu gün Türk gençlerinin %60’ı neden Avrupa’ya gitmek istiyor. Aynı şey. Aynı durum ve öngörü.. Sormalı Türk’e şimdi, sonraki propagandanın tesiriyle ve hala eskiye bakarak ona buna küfredeceğine, yok onlar bize şunu yaptı, bunlar bize bunu etti diye sallayacağına akıllı ol, anlamaya çalış, kendine bi bak. Sen şimdi ne durumdasın? Ne diyordun nereye geldin? Sen […]

Devamı

Türkçülüğün Kendine Bulacağı Tarihsel Referans! -1-

Modern çağda her milliyet kendini yeniden kimliklendirirken, (misalen bir Alman kimdir, nerden gelir, dili, vatanı, edebiyatı, kültürü nedir sorularını) icat ettiği tarihe referansla inşa etti. Bu tarihte din yoktur, dinin hükümran olduğu tarihler yok sayıldı. Kimliğin bir unsuru olarak hangi dine mensup idiyse o dini de sekülerleştirdi. Karşıt kimliği ötekileştirerek özgünleşti. Karşıt kimlik olmadan olmadı. […]

Devamı

“İstiklal Marşı Derneği”ne Dair

İnsan denen varlığın bütün etkinlikleri, yaşamsal zorunlu fiilleri/eylemleri ve ilişkileri; Allah’tan, doğadan, toplumdan ve kendinden kopuk değildir. O eylem ve etkinliklerin tümü birbiriyle bağlantılıdır; çünkü bir bütünün parçaları olarak yapılıp ediliyor. Bütün, bir dünya görüşü temelli kavrayışı ve irtibatı, buradan hareketle de yapılıp edilen her şeyi anlamlı ve değerli kılar. Bu nedenle bütünün kavrayışı önemlidir. […]

Devamı

Asalet ve Başörtüsü İlişkisi

Darb-ı meseldir “cariyenin kızı cariye, kölenin oğlu köledir! Çünkü özgürlüğü bilmezler!” Osmanlıda reayanın çocuğu reaya oğlu reayadır! O zaman her ülkede aynıydı: toplumsal sınıflar mesleki ve statü olarak ayrışmış, sınıflar arasında geçiş olmazdı. Bu bir kast sistemi değildi ama benzer bir şeydi. İstikrar ve düzeni buna bağlayan bilge çoktur.. İslam, özgürleştirir derken Allahtan başkasına yapılan […]

Devamı

Hey Gidi Devlet Hey!

Her ne ideolojiye sahip olursa olsun her Türk (müslümanı dahil) Batılılarca mağlup edilmeyi hazmedemiyor. Bu kompleksten kurtulamıyor. İçten içe batı düşmanı. Her kötülüğün sebebi batılılar! Buna rağmen Batı’ya öykünmekten,  taklit etmekten vazgeçmiyor (bilim, teknoloji, kentleşme, okullaşma, medya, sanayileşme, kalkınma, ilerleme, laiklik, demokrasi.. vs). Ve Batılıların ürettiği modern teknolojiyi kullanmayı dert etmiyor. Tepe tepe kullanıyor. Sözde […]

Devamı

Gına Getirdi Gayrı

Şu modernist hurafe gereği herkesi homojen eşitleme ve tekleştirme zorbalığı: Dünyanın tüm milletleri aynı biçimde düşünecek, konuşacak, yaşayacak, ilişki kuracak, yiyecek, giyecek, tavır alacak, eğlenecek, yas tutacak, üretecek, tüketecek! “Dil, ırk, yurt, renk, cinsiyet, kültür, alışkanlıklar” gibi doğal farklılıklar aynı potada eriyecek! Müslümanlar bu modernist saçmalıktan ne kadar etkilendiyse herkesi aynı “mezhep” içinde tevhid edecek! […]

Devamı

Rejim Değişikliği

Evvela “rejim değişikliğini” anlamalı.. Bu bir devlet kurmak falan değildir, kurulu bir devletin işletim sistemini değiştirmektir. “Demokrasi, laiklik ve serbest pazar ekonomisi” modern devletin tek işletim sistemidir. Garantisi, anayasa ve anayasal kurumlardır (parlamento/yasama-hükümet/yürütme-yargı/kurallara uygunluk.. Bu sistemde en belirgin husus iktidarın seçimle değişmesidir)… Başka bir sistem (yönetim tarzı) var mı? Mevcut dünyada yok. Sosyalizm vardı bir […]

Devamı

Türk Siyaseti ve Fair Play (Adil Oyun)

Yargının son müdahalesi sonrası meclisteki aritmetik şöyle: AKP 275 MHP 46 DEM 56 Butlancı 28 = 405 Yani, referandumsuz anayasaya ulaşıldı. “Kilit” DEM’de mi? DEM en kolayı; bayram sonu bir kaç on bin mahkumu serbest bırak, partilerine hikaye sun, vekillik garantisini ceplerine koy, oldu bitti: Türkiye inlesin inleyebildiği kadar:  “Terörsüz Türkiye!”  Erdoğan’a bu hikaye yeter.. […]

Devamı