31 Ara 25 - Çar 12:32:pm
Koyu Açık

Blog Post

Fikir Yorum > Articles by: Mehmet Ali Dinc

Muvâfakât Okumaları: Hükümlerin Birinci Nevi: Sebep – 9. Mesele

Bu meselede temel olarak şu soru ele alınır: Bir kişi şer‘î bir sebebi yerine getirdiğinde, o sebebin doğurduğu sonucu (müsebbebi) istemese bile sonuç gerçekleşir mi? Metnin cevabı nettir: Evet, gerçekleşir. Çünkü müsebbeb (sonuç), kulun iradesinde değil, Allah’ın takdirindedir. Kulun sorumluluğu sebep iledir, sonuçla değil. 1. Sebep–Sonuç İlişkisinin Mahiyeti  Şeriatta bazı fiiller sebep, bazı sonuçlar ise […]

Devamı

Muvâfakât Okumaları: Vaz’î Hükümler: 8. Mesele

Bir insan bir “sebebi” yaptığında, o sebebin doğuracağı “sonuçtan” da sorumlu sayılır. Sonucu özellikle istemiş olsun ya da olmasın fark etmez. Çünkü Allah’ın koyduğu düzene göre sonuçlar sebeplere bağlıdır. Bu yüzden bir sebebi yapan kimse, sanki o sonucun kendisini de yapmış gibi kabul edilir. Günlük hayatta da böyledir: Doymak yemeğe, susuzluğun gitmesi suya, yakmak ateşe […]

Devamı

Muvâfakât Okumaları: Vaz’î Hükümler: 7. Mesele

Sebebe başvurmak, yani bir sonuca ulaşmak için bazı yolları kullanmak, ya dinen yasaktır ya da değildir. Eğer sebebe başvurmak dinen yasak olan bir şeyse, o zaman o sebebi hiç kullanmamak gerekir. Sebebi kullanan kişinin sonucu isteyip istememesi durumu değiştirmez. Çünkü yasak bir fiile yönelen kimse, o fiilin sonucunu da çoğu zaman istemiş olur. Mesela haksız […]

Devamı

Muvâfakât Okumaları: Vaz’î Hükümler: 6. Mesele

Vaz’i Hükümlerin Birinci Nevi: SEBEP  6. MESELE Sebep–müsebbep (neden–sonuç) ilişkisini ele alırken, sebeplere yöneltilen niyetin ve Allah’ın yaratma fiiliyle bağlantının üç mertebesi olduğu belirtilir. 1. Mertebe: Sebebi bağımsız fail görmek (yanlış) Sebep, sanki sonucu kendi kudretiyle ortaya çıkarıyormuş gibi düşünülürse bu şirke yaklaşan bir anlayıştır. Çünkü sebep kendi başına etki sahibi değildir; hem sebebi hem […]

Devamı

Muvâfakât Okumaları: Vaz’î Hükümler: 5. Mesele

Vaz‘î Hükümler – Birinci Nevi: Sebep 5. Mesele Bu meselede esas tartışma, kul bir sebebe yönelirken onun doğuracağı sonuç (müsebbeb) için ayrıca niyet ve kasıt taşıması gerekir mi? sorusudur. Bu bölümün tezi şudur:Mükellefin sebebe yönelirken müsebbebe (sonuca) özellikle niyet etmesi gerekmez; sebebe yönelmek yeterlidir. Sebebe Yönelirken Müsebbebe – sonuca – Niyet Gerekmez Müslüman, sebebi uygulamakla […]

Devamı

Muvâfakât Okumaları: Vaz’î Hükümler: Dördüncü Mesele

Sebeplerin konulması, onları koyan yani   Şâri‘in   (Allah’ın), o sebeplerin   sonuçlarını (müsebbeblerini)   da   kastetmiş   olmasını gerektirir. Deliller:  1.   Akıl ve hikmet sahipleri, mevcut sebeplerin bizzat kendileri için değil,   kendilerinden başka şeylerin meydana gelmesi (doğması)   açısından sebep oldukları konusunda kesin kanaate sahiptir.    Durum böyle olduğuna göre, onların sebep olarak konulması niyetinden, onlardan doğacak sonuçların da amaçlanmış […]

Devamı

Muvâfakât Okumaları: Vaz’î Hükümler: Üçüncü Mesele

Sebeplerin uygulanması sırasında yükümlünün (mükellefin), sonuçlara (müsebbeblere) yönelik özel bir niyet veya yönelme içinde olması gerekmez. Yükümlüden istenen şey, sadece belirlenmiş hükümler doğrultusunda hareket etmesidir. Bu hükümler ister “sebep” olsun ister başka türden bir şey olsun, ister gerekçelendirilebilen (bir illete bağlanabilen) türden olsun, ister gerekçelendirilemeyen türden olsun — fark etmez. Delilimiz (dayanağımız) şudur: 1. Daha […]

Devamı

Muvâfakât Okumaları: Vaz’î Hükümler: İkinci Mesele

Her ne kadar genel olarak sebep ile sonuç arasında bir gereklilik (telazum) ilişkisi bulunsa da, sebebin meşru (dinen geçerli) olması, sonucun da meşru olmasını zorunlu kılmaz. Bunun anlamı şudur: Bir sebep hakkında şer‘î (dini) bir hüküm —örneğin mubah (serbest), mendub (önerilen), haram (yasak)— söz konusu olduğunda, bu hüküm otomatik olarak o sebebin sonucuna (müsebbebine) geçmez. […]

Devamı

Fi Zılâl’den Hatırlamalar: Sünnetullah

…………….. Yüce Allah’ın kitabında ifadesini bulan İlahi sistemi hakem tutmak; “olsa da olur olmasa da” türünden bir nafile, insanın gönüllü tercihine bırakılmış fazladan bir iş değildir. Çünkü o imandır; o ya vardır ya da yoktur; bir başka şık düşünülemez.                                                                                                                              “Allah ve Peygamber bir konuda hüküm verince mümin erkek ve kadınlar için artık o konuda tercih […]

Devamı

Muvâfakât Okumaları: Vaz’î Hükümler

Hükümlerin ikinci kısmı “vaz’î hitap” (Allah’ın bazı olay ve fiillere hüküm bağlaması) ile ilgilidir. Vaz’î hükümler şunlardır: sebep, şart, mâni (engel), sıhhat, butlan, azimet ve ruhsat. Şimdi bunların üzerinde tek tek durulacaktır.  1. Sebep Birinci Mesele Dış dünyada (haricî alemde) gerçekleşen ve dinî açıdan bazı hükümlerin konulmasına sebep olan fiiller iki kısımdır: a) Kişinin iradesi […]

Devamı