Biz bu yola iktidar için çıkmadık.
Biz bu yola makam, para, konfor için çıkmadık.
Biz bu yola “Allah’ın hükmü yeryüzünde egemen olsun” diyerek çıktık.
Ama bugün gelinen yerde şunu açıkça söylemek zorundayız:
Yola Allah diye çıkanların önemli bir kısmı, yolu devlette kaybetti.
Bu bir yenilgi değil sadece.
Bu bir sapmadır.
Bu bir tevhid kırılmasıdır.
Altın buzağıyı müşrikler yapmadı.
Firavun yapmadı.
Roma yapmadı.
Altın buzağıyı, Musa’nın ümmeti yaptı.
Bugün de putu başkaları üretmedi.
Putu sekülerler dikmedi.
Putu açık inkârcılar kutsamadı.
Putu, “biz Müslümanız” diyenler dikti.
Adına:
Devlet dediler
Beka dediler
İstikrar dediler
Milli çıkar dediler
Ekonomik gerçekler dediler
Ama gerçekte yaptıkları şuydu,
İlkeyi çıkara, ahlakı güce, tevhidi iktidara kurban ettiler.
Dün Söylediklerimiz Nerede?
Egemenlik Allah’ındır
Beşerî hukuk zulümdür
Faiz haramdır
Devlet eleştirilmeli, denetlenmelidir
Mazlumdan yana olmak iman meselesidir
Bugün ne diyoruz?
“Devlet zarar görmesin”
“Şimdi sırası değil”
“Şartlar bunu gerektiriyor”
“Bunlar fitne çıkarıyor”
Bu bir gelişme değil.
Bu çürümedir.
Bu, davanın olgunlaşması değil; teslim alınmasıdır.
Soruyoruz:
Devlet ne zamandan beri kutsal?
Güvenlik ne zamandan beri akaid?
Ekonomik çıkar ne zamandan beri haramı helal kılar oldu?
Kur’an’da:
Allah kutsaldır
Adalet kutsaldır
Hakikat kutsaldır
Ama hiçbir ayette devlet kutsanmaz.
Devlet adalet üretmiyorsa, zalimdir.
Mazlumun sesini bastırıyorsa, Firavunlaşmıştır.
Ve Firavun, “bizden” olunca Firavun olmaktan çıkmaz.
Dün mazlum kimdi?
Başörtüsü yasaklanan
Sistem dışına itilen
Hapse atılan
Susturulan
Bugün mazlum kim?
Siyonizmle ticareti eleştiren gençler
Adalet isteyen öğrenciler
“Bu haramdır” diyen vicdan sahipleri
Ve bugün zalim kim?
Eleştirene kelepçe vuran
Mazlumu görmezden gelen
Gücü kutsallaştıran
Mazlum değiştiyse, imanın yönü de değişmiş demektir.
Din artık:
Hakkı söylemek için değil
Gücü korumak için kullanılıyor
Zalimle hesaplaşmak için değil
Zalimliği meşrulaştırmak için devreye sokuluyor
Bu din değil.
Bu putperestliğin yeni formudur.
Tevhid, iktidarı sınırlamaktı.
Siz iktidarı kutsadınız.
Altın Buzağı Her Çağda Aynıdır
Bazen paradır,
bazen devlettir,
bazen ordudur,
bazen bayraktır,
bazen konfordur.
Ama mantık aynıdır:
Allah’tan korkmak yerine, gücü kaybetmekten korkmak.
Türkiye’de yaşanan şey put kırmak değil;
put değiştirmektir!
Artık
“İslamcılar neden değişti?” sorusu eskidi.
Asıl sorulması gereken soru şudur:
Siz hâlâ Allah’tan mı yanasınız, yoksa iktidardan mı?
Çünkü:
Hak, iktidarla aynı yerde durmaz
Tevhid, saraylara sığmaz
Adalet, bekaya feda edilemez
Bu yazı bir çağrıdır.
Altın buzağıyı kırın artık!
