Allahtan Başka İlah Yoktur
İslam dinin özü, temeli, esası bu sözün ikrarına, ikrarın dışa vurmuş uyumu ve istikrarına dayanır.
Eskiler bunu “ikrar-ı bil lisan, tasdik-ü bil cenan” diye formüle ettiler: Allah’ın sözünü tasdik eden kalp ınkılab edecek, nefistekiler değişecek. Bu tasdik insanı, etkinliklerini, ilişkilerini, tercihlerini, kararlarını değiştirecek; dönüşümle uyumlu hali lisana dökecek..
Allah’ın sözünü tasdik ne demek? Ben artık Müslümanım: Benden kimsenin canına, malına, namusuna zarar gelmez; herkes benden emin olsun: Selamün aleyküm..
Hem bu sözü söyleyip hem ticaretinde sahtekar, siyasetinde pragmatist, hukukunda seküler, ferdi tutumlarında menfaatperest, komşuluğunda kötü olanlar;
İlahlar hiyerarşisinde Allah’ı en yüce ilah yapıp onun altında başka ortak ilahlar koşanlardır: Sözleri mutlak tutulan iktidarı, boyun bükülen serveti, prestij edinilen soyluluğu, güce sahip sayısal çokluğu ilahlaştıranlardır..
Hz Muhammed’in Allah’ına itiraz etmeyen Kureyş elitleri, Allah’ın yegane ilah ve Rab olmasına karşı çıkıyordu: Ne yani Allah her işlerine ve her hallerine karışacak mıydı?
Biliyorlardı ki, bunu kabul ederlerse hileli düzenleri yıkılacak, imtiyazları iptal olacak, sözleri test edilecek, buyrukları tutulmayacak, üstünlükleri yok olacaktı..
Hz Muhammed’in milleti inançlıydı, dindardı. Kâbe’nin muhafızlarıydı. Hz İbrahim’den kalan dinin ibadetlerine düşkündü: O dinin içine şirk unsurları ve hurafeler karıştırsalar da.
Hz Muhammed İbrahim’in hanif dinini ihya ediyordu: Sadece bir inanç getirmemişti, inancını dine dönüştürmüştü. Yani toplumsal işleri inanç unsurlarıyla yeniden düzenliyordu.
İşte aralarındaki kavganın, çatışmanın, düşmanlığın sebebi buydu: İnancın dine dönüşmesi. Yoksa hiç birinin Muhammed’in inancıyla bir derdi yoktu; çünkü onlar inançlara saygılıydı.
Hiçbirinin Muhammed’in Allah’ına bir itirazı yoktu: Muhammed’in Allah’ı yegane ilah ve Rab benim demeseydi..
Başlığa dönersek, her kim ki bu sözü tasdik eder ve inancını dine dönüştürürse; artık başka ilahların da sözlerini tasdik edip dinlemeyecektir.
İlah soyut bir kavram değildir: Allah’ın sözüne denk söz eden “emredenler, buyuranlar, hükmedenler”dir. Kim bunlar? Kana ve soya dayalı asiller, ekonomik güce dayalı zenginler, sayısal üstünlüğü elde etmiş şefler, keyfince tarihi yorumlayanlar, sapkın değer üretenler, yasal koruma sahibi imtiyazlılar: Topluca “ileri gelenler, yönetenler, elitler”dir..
Şimdi herkes kendine sorabilir, sadece Allahı’ı mı tasdik ediyorum, bazı işlerde Allah’ı, bazı işlerde başka ilahları da mı tasdik ediyorum?
