26 Mar 26 - Per 7:00:am
Koyu Açık

Blog Post

Fikir Yorum > Fikir yorum > Sorunlarımız/Ümmetin Düştüğü Kötü Durumun Başlıca Nedenleri

Sorunlarımız/Ümmetin Düştüğü Kötü Durumun Başlıca Nedenleri

    Sorunların tespiti ve sorun olanlardan uzaklaşılması dahi kendi içinden zımnen çıkış yollarını da barındırmaktadır, lâkin yine de sorunları-olumsuzlukları-sapmaları açıklıkla dile getirmekte faydalar vardır.

    1- Kur’an’ı mehcur bırakması (Furkan 25/30), Kur’an’ın bütün zamanlarda cari olan Furkan’lık vasfının göz ardı edilmesi(25/1) Bagajsız-amasız-fakatsız ve teslim olma kaygısıyla vahye yönelinememesi, teslim alınacak değil, teslim olunacak bir kitap oluşu gerçeğinin ıskalanması, gündeme çeşni olacak değil, gündemi belirleyen-belirleyecek olan ihtişamının idrak edilememesi ”Kur’an okuduğun zaman kovulmuş şeytandan Allah’a sığın.” (16/98), şeref-izzet bahşeden kitabın göz ardı edilmesi (Enbiya 21/10), Kur’an’dan sorguya çekileceği gerçeğinin unutulması (Zuhruf 43/44).

   2- Kur’an’ın tanımladığı Rasuller – Rasulullah’ı (a.s) ve mücadelesini doğru okuyamamak ve de bu güne taşıyamamak. Vahyin rasulleri – rasulullah’ı (a.s) taltif etmesi, tanımlaması ile yetinilmeyen aşırı yüceltmeci ya da indirgemeci savrulmalara duçar olmak., buharlaştırmak ya da postacı konumuna indirgemek..

    3- Mezhepçilik, meşrebçilik, gelenekçilik/atalar dini ve selefler üzerinden ayrışmaların tetiklenmesi; “Onlar bir ümmetti; gelip geçti. Onların kazandıkları kendilerinin, sizin kazandıklarınız sizindir. Siz, onların yaptıklarından sorumlu değilsiniz.” (Bakara 2/134)

    4- Kavmiyetçilik/ulusçuluk belası-fitnesi. (Rum 30/22, Şura 49/13)

    5- Bâtıl-batılı-ayartıcı modern kavramların ya da izmlerin rüzgarına kapılmak ya da onlardan medet ummak. Sekülerizm-dünyevileşme-modernizm/postmodernizm. La dini olan insan eli üretimler/izm’ler üzerinden çözüm arayışlarına savrulmak..

    6- Vahyin inşa ettiği mümeyyiz aklın işletilememesi, din dilinin yenilenememesi, durağan-durgun-şabloncu-hayata müdahil olmayan ve ritüellere indirgenmiş bir din tasavvurunun “DİN/İSLAM” zannedilmesi, çağın nesnesi olunması ve çağa meydan okuyabilecek-öznesi olabilecek bilgi-birikim ve yetkinliğe dair gerekli cehtlerin gösterilememesi.

    7- Sabiteler ile değişkenlerin yer değiştirmesi ya da tersyüz edilmesi. Sabitelerin değişken kılınmasının da, değişkenlerin sabite haline getirilmesinin de zulüm-sapma olduğunu idrak edememek.

    8- İçtihada açık olanın ihtilafa da açık olacağı gerçeğinin göz ardı edilmesi ve ihtilafların nizaya/tefrikaya dönüştürülmesi.

    9- Tekfiri meslek edinen Tekfircilik belası; emperyalistlerin bunu adeta bir “ingiliz anahtarı” gibi kullanarak tefrikayı kolaylıkla tetiklemesi, dahası kör asabiyetin şiddete evrilerek Müslüman kanının akmasına neden olunması. Mü’minler arası şiddeti ve katli amasız-fakatsız-hesapsız-mazeretsiz bir yaklaşımla şiddetle reddetmek ve buna kapı aralayabilecek her türlü söylem ve yönelişten ateşten sakınır gibi sakınmak.

    “Kim bir mü’mini kasıtlı olarak (taammüden) öldürürse cezası, içinde ebedi kalmak üzere cehennemdir. Allah ona gazaplanmış, onu lanetlemiş ve ona büyük bir azap hazırlamıştır.” (Nisa 4/93)

    10- Vasatı-dengeyi-ölçüyü-itidali göz ardı etmek, ifrata ya da tefrite savrulmak, “Böylece Biz sizi insanlara şahit (ve örnek) olmanız için vasat bir ümmet kıldık, Resul de üzerinizde bir şahit olsun.” (Bakara 2/143)

    11- İyiliği emir-önerme ve kötülükten sakındırma vazifesini/ibadetini göz ardı etmek, “Siz insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz. İyiliği emreder, kötülükten vazgeçirmeğe çalışır ve Allah’a inanırsınız. Kitap ehli de inansaydı kendileri için elbette daha hayırlı olurdu. İçlerinden iman edenler de var, ama pek çoğu yoldan çıkmışlardır.” (Ali İmran 3/110)

     12- Zulmü meslek edinmiş zalimlerin/kafirlerin fasılasız düşman olacakları gerçeğini göz ardı etmek (Furkan 25/31) (Rum 30/58)ve onlarla dost-veli-sırdaş olun(a)mayacağı gerçeğini görememek.

    13- Din’in sahibi ve hudutlarını belirten-belirleyen Allah’tır, bu hakikatten hareketle din adına ekleme-çıkarma girişiminden uzak durulamaması ve hele eklenenlerin din’leştirilmesinin ve dahi bunun üzerinden ayrışmaların tetiklenmesi. ”Ey iman edenler, size açıklandığında hoşunuza gitmeyecek şeyleri sormayın. Kur’an indirilirken (onları) sorarsanız size açıklanır. (Oysa açıklanıp-hükme bağlanmadığına göre) Allah onları affetti. Allah Gafur’dur (çok bağışlayandır), Halim’dir (rahmetiyle yumuşak davranandır).” (5-Mâide 101)

   14- Müslimce kullanılan akılların saf tutması demek olan şura’nın/istişarenin göz ardı edilmesi. (3/159)-(42/36)

    15- İnfak’ın göz ardı edilmesi ve paylaşımdan uzak durulması; Zamandan, mekandan, hayr üreten bilgiden, helal maldan, sevgiden her ne SALİH AMEL yaparsanız İNFAKTIR.. Rasulullah’ın (s.a.v) uyarısı/hatırlatması; “Allah için harcadıklarınız sizin, tuttuklarınız varislerinizindir.” şeklindedir.

    “Onların hidayete ermesi sana ait (bir yükümlülük) değildir. Ancak Allah dilediğini hidayete eriştirir. Hayr olarak her ne infak ederseniz kendiniz içindir. Zaten siz ancak Allah’ın hoşnutluğunu istemekten başka (bir amaçla) infak etmezsiniz. Hayırdan her ne infak ederseniz size eksiksizce ödenir ve asla haksızlığa uğratılmazsınız.” (Bakara 2/272)

    Özetle: Şirk zulme gebedir, şirki zihinler zulüm üretir. (Lokman 31/13)

    Adalet Tevhitten neşet eder, vahdet; Tevhidin/Furkan’ın gölgesindedir, Müslüman’ın/ümmetin izzeti (Enbiya 21/10) Kur’an’dadır ve usvetun hasanetün olan Rasûlullah’ın izini takip etmede ve dahi buradaya taşımadadır.

     Özetle; Müslümanların koyduğu tuğlalarla oluşan ümmet duvarına, söylemlerimizle-eylemlerimizle ve kardeşler arası gösterilen merhametli yaklaşımlarla, hayra/doğruya davet eden bir kardeşlik ruhuyla bir tuğla da biz koymalıyız, nefsi çıkışlarımızla, benmerkezci enaniyetlerimizle, mezhep-meşrep-kavim-bölge ve benzeri asabiyetlerle ümmet duvarından bir tuğlanın eksilmesine-eksiltilmesine neden olmaktan özenle kaçınmalıyız.

Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir