17 Oca 26 - Cts 9:09:am
Koyu Açık

Blog Post

Fikir Yorum > Articles by: Faruk Yeşil

Acının Gözleri

Bir anne duruyor zamanın ortasında,takvimler sustu,saatler yetim.Gözlerinde dört ayrı gökyüzü yıkılmış,her biri adıyla çağrılmayı bekleyen bir yıldız. Ağlamak diyorlar buna.Hayır.Hayır.Bu, ağlamak değilbu, bedenin artık taşıyamadığı bir yük. Kirpikleri yanık bir ülke sınırı gibi,geceleri kanıyor.Gözleri kızıl,çünkü dünya bakmamayı,kardeşim dedikleri susmayı seçti. Ey suskun insanlık,senin insan hakların nerede başlar,bir annenin gözünde mi biter?Kadın hakları hangi raporda ölür,hangi […]

Devamı

İsyanın Adı Yok

Adımı sormaben, haritalardan silinen şehirlerinkırık heceleriyim. Başkentler uykudayken uyanık olan,yüzümü gizlerim asıl yüzsüz olanlara inat.Ben parmağımı kaldırdığımdagırtlağına basılmış bir halkın isyanını haykırırım. Uyandığım her sabahbir ev daha eksik gökyüzünden,bir çocuk daha suskunuçurtmasının ipi kopmuş gibi. Ben sana savaşı değil,küle dönmüş ekmeğin kokusunu anlatacağım,annemin ellerinde titreyenyetim tencereyi,suyu unutmuş kuyuları,adresi olmayan mektupları. Bir gün toprağımın damarlarınabeton döktüler.Zeytin […]

Devamı

Neredesiniz?

Geçtiğimiz Pazar günü eylemden eve dönmüşüz katılım yine çok zayıf, cami cemaatinin bile ilgisizliği, duyarsızlığı içimi yakıyor. İktidar baskısından mı korkuyorlar, yoksa sadece kendi çevrelerinden olmayanların çağrısına kulak vermek mi istemiyorlar? Belki de hata bizde… Belki de bir yerlerde yanlış yapıyoruz diye kendimi acımasızca sorguladığım bir anda, Filistinli bir muhabirin paylaştığı bir görüntüye takılıyor gözüm.. […]

Devamı

Gazze’nin Sessiz Çığlığını Duyan Var mı?

I. Bir Bela Devri: 1948 ve İngiliz Mirası Gazze, bir haritanın kıyısına sıkıştırılmış sessiz bir çığlık değildir yalnızca. O, İngiliz emperyalizminin başından savmak istediği bir belanın; Siyonist belanın, ümmetin kalbine saplanmış paslı hançeridir.1948’de, İngilizler çekilmedi bu topraklardan, aksine kirli miraslarını Amerikalı efendilerine devrederek “koruyuculuk” maskesi altında en büyük ihaneti gerçekleştirdiler. Siyonist çeteleri Filistin topraklarına yerleştirdiler, […]

Devamı

Absürdün Dansı II

İlmiye Sınıfının Zamanın Ruhuna Yabancılığı Yeni bir yüzyılın eşiğindeyiz. Medeniyetlerin çöküşüyle sarsılan, hakikatle yalanın birbirine karıştığı, ümmetin kan ve gözyaşıyla sınandığı bu çağda, İslam dünyasının ilmiye sınıfı adeta bir trajedinin figüranı gibi sahnede. Kimi yerde sükûta gömülmüş bir sessizlikle, kimi yerde ise fıkhî bir ayrıntının kıvrımlarında kaybolmuş bir entelektüel meşguliyetle karşımıza çıkıyor. Bu hal, mahalle […]

Devamı

Amerikan ve Siyonist Barbarlığa Karşı Topyekûn Direniş

“Amerika… maddi refahın zirvesinde; ama ruhen çorak, ahlaken çürümüş ve insanlıktan fersah fersah uzak.”Seyyid Kutub Bugün insanlık, bedelini sadece Müslümanların değil, tüm dünyanın ödediği bir barbarlıkla yüzleşmektedir. Bu barbarlık ne taş devrinin kaba güç kullanımı, ne de Orta Çağ’ın karanlık despotluklarıdır. Bu, çağın en gelişmiş teknolojisini, medya gücünü, finansal kaynaklarını ve kültürel hegemonyasını kullanarak dünya […]

Devamı

Mazlumluğu Direnişe Çevirmek

            Dünya, zalimlerin baskısı altında ezilen mazlum halkların acılarını defalarca izledi. Ancak, çağımızda bu zulmün en acımasız örneklerinden biri, Siyonist terör şebekesi İsrail tarafından Filistin halkına uygulanmaktadır. Bu adaletsiz düzenin sürdürülmesinde, sadece İsrail ve onu destekleyen Batılı hükümetler değil, aynı zamanda işbirlikçi İslam dünyasının iktidarları da büyük bir sorumluluk taşımaktadır. Seyyid Kutub’un ifadesiyle, “Yazılar ölü […]

Devamı

Yoldaki İşaretler ve Gazze: İslam Ümmetinin Acil Sorumluluğu

Seyyid Kutub’un “Yoldaki İşaretler” adlı eseri, yalnızca bir çağrı değil; karanlıkta yol arayan bir ümmete yakılmış bir meşaledir. Bu eser, İslam toplumunun içine düştüğü çözülmeyi teşhis ederken aynı zamanda çıkış yolunu da işaret etmektedir: Hak ile bâtılın net bir şekilde ayrıldığı, teslimiyetin yalnızca Allah’a olduğu bir bilinç ve mücadele çizgisi. Bugün Gazze’de yaşananlar, bu hak-bâtıl […]

Devamı

Direniş  Diriliştir!

Söylüyorum işte ta en baştan Biz henüz konuşmaya başlamadık Öfkemi sırtıma alıp düşüyorum yollara Kalbimin ayak izlerini nasıl bulurum Direniş Diriliştir! Neyleyim kabaran öfkemle kızgınım işte Yağmalanmış tüm sevinçlerim Suskunluk olmuyor, ağlamak hiç Ben böyle kelimelerle kurşun sıkarım Direniş Diriliştir! Bu öfke benim değil, öncekilerin mirası Uyurken bile silahıma sarılırım Teslim olanlar, dökülenler, döküle dursun […]

Devamı

Akademik Cilveleşme: Absürdün Dansı

          Bir köy düşünün; köydeki her ev, çatısından zemine kadar alevler içinde. İnsanların panik içinde koşuşturduğu, çocukların ağladığı, hayvanların ahırlardan kaçmaya çalıştığı bir sahne. Yangının kokusu burun deliklerinizi yakarken, duman gökyüzünü karartıyor. Bu felaketin ortasında, köy meydanında toplanmış bir grup insan, hararetle bir konuyu tartışıyor: “Meleklerin cinsiyeti var mıdır?” Bu görüntü, tarihin bazı dönemlerinde insanlığın […]

Devamı