18 Nis 26 - Cts 7:00:am
Koyu Açık

Blog Post

Fikir Yorum > Fikir yorum > Merkez Meselesi

Merkez Meselesi

İnsan, kendini bir anda bu dünyada bulur. Ne zaman geldiğini hatırlamaz, ne kadar kalacağını da tam bilemez. Ama gördükleri, yaşadıkları ve içinden geçenlerle bir anlam kurmaya çalışır. İşte tam bu noktada, farkında olsun ya da olmasın, en önemli kararı verir:

Hayatın merkezine neyi koyacağını.

Bu merkez meselesi, insanın yönünü belirler. Çünkü insan, merkezine neyi koyarsa, geri kalan her şeyi ona göre konumlandırır. Sevgisini, korkusunu, umudunu, bağlılığını…

Kur’an’ın “şirk” diye uyardığı şey, belki de en temelde budur: Merkezin kayması.

Bu kayma her zaman açık ve kaba bir şekilde olmaz. İnsan çoğu zaman bir puta tapmaz. Ama arzularını merkeze koyabilir. İnsanları, toplumu, gücü, başarıyı… hatta kendi aklını ve benliğini bile.

En tehlikelisi de budur: İnsanın kendini kendine yeterli görmesi.

Çünkü o noktada insan artık ölçüyü dışarıda aramaz. Kendi içini yeterli görür. “Ben bilirim” der. “Ben karar veririm.” İşte bu, sessiz bir kaymadır. Fark edilmez ama yön değişmiştir.

Buna karşılık “kulluk bilinci”, insanın yerini bilmesidir. Kendini merkeze koymamak, sahip değil emanetçi olduğunu fark etmek… Bu farkındalık insana bir sınır kazandırır. Bir ölçü…

Bu ölçü, dışarıdan zorla dayatılan bir şey değil; insanın kendi idrakiyle kabul ettiği bir konumlanmadır.

İşte bu noktada “takva” devreye girer. Takva, korkudan çok bir dikkat hâlidir. İnsanın kendi içinde taşıdığı bir hassasiyet…

Her istediğini yapmamak, her duyduğunu hemen kabul etmemek… “Doğru mu?” diye durabilmek…

Bu yüzden muttaki insan bazen tereddüt eder. Ama bu tereddüt bir kayboluş değil, yolu kaybetmeme çabasıdır.

Ve ancak bu zemin üzerinde “hidayet” anlam kazanır.

Hidayet, zorla verilen bir şey değil; açık olana gelen bir yön buluştur.

İnsan kendini merkeze koymazsa, ölçüyü aramaya devam ederse, yanılabileceğini kabul ederse…

İşte o zaman söz yerini bulur. Yol görünür hale gelir.

Belki de bütün mesele şudur:

İnsan merkezde mi duracak, yoksa merkeze bağlı mı yaşayacak?

Eğer kendini merkeze koyarsa dağılır. Ama yerini bilirse, dengeyi bulur.

Çünkü insanın en büyük yanılgısı, en büyük kırılma noktasıdır:

Kendini yeterli sanması.

Ve belki de en büyük kurtuluşu da:

Yeterli olmadığını fark etmesidir.

Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir