16 May 26 - Cts 7:00:am
Koyu Açık

Blog Post

Fikir Yorum > Fikir yorum > Yazışmalardan: Sıhhatli ilim sıhhatli hal demek değildir & Kazanç & Propaganda & Dindar ahlakı

Yazışmalardan: Sıhhatli ilim sıhhatli hal demek değildir & Kazanç & Propaganda & Dindar ahlakı

Hücviri, Keşf’ul Mahcup, s:332

Şeytanın büyük aldatmacası verdiği en bela vesvese budur sanırım: Eğer “doğruyu biliyorsan doğru yoldasın” der insanın kulağına.

halbuki doğruyu bilmek ile doğru yolda olmak ayrı şeylerdir.

Şeytan’da biliyordu doğruyu, Ama Yolu yanlıştı

&&&

Teknik, devletin totaliterleşmesine ve vatandaşların hayatını tamamen kontrole doğru evrilmeye neden olur.

Çünkü teknikler karşılıklı olarak ortaya çıkarlar. Teknik başka teknikleri doğurur. Birbirlerine bağlıdırlar. Sonuçta tüm teknikleri kontrol eden bir sistem ortaya çıkar. Devlet bu teknikler yumağının ucunu eline geçirdiği anda tüm yönetimi kendine çekmeye istese de istemese de mecburdur.

Jacques Ellul, Teknoloji Toplumu, s:347

Geliştirilen her teknik bir DİSİPLİN çerçevesinde işler.

Disiplin düzen dayatır. Ona karşı ÖZGÜRLÜK talebinde bulunulamaz ona sadece uyulur.

Her Teknik bir başka TEKNİK disiplinin doğuşuna neden olur.

Zincirleme oluşan teknikler zincirini devlet kontrol ettiğinde tüm vatandaşların hayatlarını saniyesi saniyesine KONTROL etmeye başlar

Teknik TOTALİTERLEŞMEYİ mecbur kılar diyor sanırım

&&&

Propagandanın kendisi Totaliterdir.

Zira propagandanın kendisi TEKELLEŞMEYE yöneliktir.

Gerçek şu ki, devlet, tam ve teknik bir propaganda sistemi kullandığında kaçınılmaz bir şekilde totaliterleşmiş demektir.

Jacques Ellul, Teknoloji Toplumu, s:349

Düşünün Hükumetin bir dayatmasına itiraz edeceksiniz:

Mesela Ailenin dağıtılması, Mandepi dayatmaları veya rastladığınız bir yolsuzlukla ilgili bir paylaşımda bulundunuz. Veya Hükumetin İsrail’le ilişkilerini eleştirdiniz.

Anında Devlet denen Hükumet DEVASA Propaganda aracını devreye sokuyor,

SAYISIZ ajansından, yüzlerce kaynaktan sizin KOMPLOCU, yalancı, iftiracı, Dış Mihrak olduğunuza

Yüzlerce para ile tutulmuş MEMURUNA açtırdığı binlerce hesaptan size sövdürmeye

Onlarca TV kanalından yüzlerce AZMAN ile sizin VATAN HAİNİ olduğunuzu duyurmaya

Cuma imamlarına, TV Vaizlerine, POP STAR Hocalara sizin “KARA CAHİL”, “YOBAZ” olduğunuza, size uyanların rafızi, mezhepsiz, din düşmanları olduğuna dair fetvalar verdirmeye başlıyor

Yetmiyor, sosyal medyada hesaplar kısılıyor, sansürleniyor, filtreleniyor, kapatılıyor. Adeta görünmez ve sesi çıkmaz ediliyorsunuz.

Olmadı… Silivri soğuktur diye mesajlar yayıyor

Olmadı.. İçeri atılmış gazetecilerin haberleri piyasaya yayılıyor

VE siz TEK başınıza bu yapıya LAF dinletmeye çalışırken bu DEVASA PROPAGANDA cihazı ile toplumun üzerine abanmış olan Hükumet ne kadar Demokratik ve ÖZGÜR bir ülkede yaşadığımıza dair Yayınlar yapıyor

diyor sanırım.

&&&

Resmi Masal

Milli Mücadelede cephelerde toplan ölen insan sayısının 9167 olduğunu düşünürsek savaşın abartıldığı boyutlarda olmadığı ortaya çıkar. (Osmanlı sadece Çanakkale Cephesinde 55-60 bin şehit 250 bin yaralı vermiştir-AHÇ) Ancak şehit sayısı 9 binde kalsa da çeşitli hastalıklardan hastanelerde ölenlerin sayısı 22.543’ü bulmuştur.

İstiklal Mahkemelerinde mahkum edilenlerin sayılarını bilmek de ilginç olurdu. Zira bazı yazarlar İstiklal Mahkemelerinde öldürülenlerin sayısının Milli Mücadelede verilen kayıplardan fazla olduğunu iddia ederler. Anlaşılacağı üzere “Yedi Düvele Karşı Savaş” bir hurafeden ibarettir.

Asıl “Yedi Düvele Karşı Savaş” 1. Dünya Savaşıdır. Bu savaşta 2 milyondan fazla insanımız kaybedilmiştir.

Fikret Başkaya, Paradigmanın İflası, s:47

Cumhuriyetin kurucularının nesiller üzerinde etkisi olması isteniyordu. Bize bir hikaye kurgulayarak GERÇEK diye anlattılar ve anlatmaya devam ediyorlar, diyor sanırım

&&&

HAYDUT oğlu Haydut

Ziraat Bankasından telefon geldi.

Mekanik bir bayan sesi kredi FAİZ borcunuz var dedi.

Hayatımda hiç kredi çekmediğim gibi bu bankayı uzun zamandır hiç kullanmamıştım.

Bankayı arayınca şöyle bir hikaye çıktı karşıma:

Bir kaç yıl önce Ziraat Bankasına pos cihazı için başvurmuştuk. Onlar da POS cihazı veremeyeceklerini ama YAZARPOS’a bir kanal tanımlayabileceklerini söylediler

Yüzde 0.75’le başladıkları süreci bir kaç ay sonra % 3,5’a çıkarınca banka ile çalışmamaya başladık. Zira elektronik aletlerin çoğunda bu kadar NET kar yoktur

Aradan bir kaç yıl geçti.

Ziraat Bankası bizi cezalandırmaya karar vermiş.

Haber vermeden, onayımızı almadan, talep etmeden bize 40 BİN lira KREDİ çıkarmış.

Sonra geçmiş yıllara istinaden -olmayan POS cihazı- için POS AİDAT ücreti diye bir Haraç çıkarıp o KREDİ hesabından KENDİNE ödeme yapmış.

Ardından da o kredi hesabındaki parayı KENDİSİ değil de BİZ çekmişiz gibi bize FAİZ işletmiş.

Yani ben bir Dolandırıcılık hikayesi beklerken DOLANDIRICI bizzat Ziraat Bankasının kendisi çıktı.

Ardından da HERGÜN (Pazar dahil) yer konum ve zaman gözetmeden arayarak, taciz etmeye başladı.

Devlet eliyle, devlet güvencesi ile DEVLET gücü ile HAYDUTLUK

Adalet sistemi HALKTAN yana olsa idi bu Tefecioğlu oğlu Haydutlar bu halkı böyle soymaya cesaret edebilirler miydi?

Zeyl: Esnafı Yahudi Zihniyetli Tefecilere teslim ederseniz ülkede ESNAF kalır mı?

Ticaret kalır mı?

Neden bu tefecilere müsaade ediyorsunuz? yapıyorsunuz?

Adam gibi hizmet verip Rekabet koşturmak yerine Devlet destekli DOLANDIRICILIKLA şirket karını yükselten Yahudi zihniyetli TEFECİLERDEN toplumu korumak devletin görevlerinden biri değil mi?

&&&

Herkesin yaptığını SEN yapamazsın!

Madrid’de Hristiyan inancına sahip bir Kilise sahip olduğu 300 daireden birinde oturan 67 yaşındaki bir yoksul şahsı doğduğu günden beri oturduğu evden zorla çıkarınca İspanya’da büyük tepki almış.

Euronews Sitesi de bunu duyurmuş.

Halbuki Avrupa’nın her tarafında İsrailoğullarının gayrı RESMİ dini PARAYA tapılır. Yani Kapitalisttirler. Böyle bir ekonomide daha fazla kar etmek için yapılabilecek -kanuni- her şey normal sayılır.

Yani daha Yüksek kira bedeli almak için eski kiracısını zorlamak her PARA TAPAR rantiyecinin yaptığı şeydir

O zaman neden bu Hristiyan Tarikatına kızıyorlar o zaman?

Zira ATEİST, deist, paratapar (kapitalist) de olsanız içgüdüleriniz size bir DİNDARIN ahlakın ve erdemin temsilcisi olması gerektiğini söyler.

O yüzden ırıspılar, fuhşiyatçılar, eşcinseller bile DİNDAR birinin zina etmesine kızar

O yüzden tefeciler, Rantiyeciler (Kira sahipleri) vs. dahi Faiz yiyen bir HACIYA nefretle bakar

O yüzden bütün kızların erkeklerle fingirdeştiği bir çay bahçesinde bütün gözler başörtülü kızın üzerindedir.  

Zımnen şöyle derler:

Biz tefeci, kumarcı, yalancı, sahtekar, katil, hırsız, haydut, ırısıpı olabiliriz

Ama siz OLMAMALISINIZ

İyiliği Temsil etmeye

İyi olmaya DEVAM etmelisiniz

Kötüler bile sizden İYİLİĞİN bekçiliğini yapmanızı bekler.

Lütfen derler “Siz O Kapıyı Beklemeye devam edin, İnsanlık adına”

O yüzden KÖTÜLEŞEN dindarlardan HERKES nefret eder.

https://tr.euronews.com/my-europe/2026/05/09/madridde-300-dairesi-olan-fransisken-tarikati-yoksulluk-vaaz-edip-yasliyi-tahliye-etti

&&&

Siz Öyle Zannedin!

Tayyip Beyin yönetim kurulu başkanlığını yaptığı Türkiye Varlık Fonu’na ait Türkşeker; şeker fiyatlarına %11 zam yapacağı günün gecesinde 2 firmaya zamsız fiyattan 100 bin ton şeker sattı.

Demiş haber

100 bin ton, yani 100 milyon kilo

Eğer kilo başına 4 lira kalmışsa bir gecede 400 MİLYON lira vurmuş demektir bu şirketler

Siz zannediyorsunuz ki bu ülkede çalışarak zengin olunur

Siz zannediyorsunuz ki bu ülkede zenginler bulundukları yere EMEKLERİ ile alın terleri ile geldiler

Keşke öyle olsaydı.

O zaman bu ülkeyi DÜŞÜNEN ve bunu dert edinen, Bunun için RİSK alan hikmet ve irfan sahibi bir HAVAS zümremiz olurdu.

şimdi ise elimizde haramzade, UYANIK, fırsatçı, dalavereci, Aç gözlü, GEÇ Kapitalist bir eşkıyalar güruhundan başka bir şeyimiz yok sanırım.

Olsaydı bu ülkede sanatından ilmine, Mimarisinden musikisine, irfanından izzetine bu kadar büyük bir Fakirlik olmazdı.

https://www.tarimdanhaber.com/turksekerde-milyonluk-adrese-teslim-kiyak-zamdan-bir-gun-once-100-bin-ton-gizli-seker-satisi

Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir