(Ey İman edenler), SAKIN Allah’a verdiğiniz söz üç kuruşa satmayın.
Nahl 95
Eğer üç kuruşluk menfaatler karşılığında Allah’a verdiğiniz sözü değişirseniz GAVURDAN ne farkınız kalır!
Rezillik, rüsvaylıkta onlardan farkınız olmayacaksa neden İMAN ettik diyorsunuz? der gibi
&&&
Ne var ki Cumhuriyetin kurucu kadroları, İttihad ve Terakkiden çok daha köşeli, sınırları iyice belirlenmiş (daraltılmış-AHÇ) bir Resmi ideoloji oluşturdular.
Bunlar yenilikçi Osmanlı aydınlarıydılar. Kendilerine “KURTARICI” vasfı vermiş olsalar da imparatorluğu sömürgeleştirdiler. En azından sömürgeleşme sürecini hızlandırdılar. Bu bakımdan yenilikçi hareketler olarak gösterilmeye çalışılan aslında bir oto-kolonizasyon (kendi kendini sömürgeleştirme) sürecinden ibarettir.
Osmanlı yönetici aydınları, doğrudan doğruya birçok sömürge ülkesine atanmış sömürge valilerin işlevine koşulmuşlardı. Yönetici sınıf olarak içinde yaşadıkları toplumu tahilil edebiecek hikmetten çok uzaklardı. Dünyayı anlama yetenekleri, dünyaya kendi dar sınıfsal menfaatleri çerçevesinden bakıyor ve anlamaya çalışıyor olmaları nedeniyle dumura uğramıştı.
Fikret Başkaya, Paradigmanın İflası, s:17
Osmanlı son döneminin ve Cumhuriyetin kurucu aydınları dünyayı içinde bulundukları çok dar bir zümrenin çıkarları üzerinden okuyor, ANADOLU insanını ve Müslüman toplumu hiç tanımıyorlardı, diyor
Ancak EN önemli tespit: Türkiye AYDINLARI tarafından KENDİ kendine sömürgeleştirilmiştir, tespiti sanırım.
Türkiye kendi AYDINLARININ ihanetine uğramış bir toplumdur
ve bu hala devam eder.
Bakın NATO ile ABD ile İsrail ile ilişkilere… Muhtemelen meseleyi anlarsınız, diyor gibi.
&&&
Gerçekten mi GÖRMÜYORLAR acaba?
Ak Parti sözcüsü Ömer Çelik konuya iyi giriyor: “İran’a yönelik saldırılar, hukuksuz ve bölgeyi İstikrarsızlaştırıyor.”
Sonra sömürgecilere de selam çakası geliyor: İran’ın Amerikan üslerini vurmasına konuyu getirip “Kardeş ülkelere dönük füze saldırısı son derece yakışıksızdır ve kabul edilemez.” diyor.
Yani o kardeş ülkeler HAYDUTLARI evlerine getirerek oradan İran’ın ilkokullarına, hastanelerine bomba yağdırmaları, İranlı liderin evin 30 tane füze vurmaları, hatta tüm yönetici kadroyu 2 sefer yok etmeleri meşru. Ama İran’ın onlara cevap vermesi değil.
Gerçi Sayın Çelik de aynısını yapıyor: O’nun ülkesi de İran’ı dümdüz etmeye çalışan ABD’ye üslerini açmış, direk İran’ı gözleyen KÜRECİK radarının çalışmasına müsaade etmiş durumda.
Buna rağmen “kendi halkına karşı” ben TARAFSIZIM demeye de devam etmekte.
ABD ve İSRAİL’in İran ile işlerini bitirince ilk işlerinin LÜBNAN ve SURİYE’ye çökmek olacağını göremiyor musunuz?
Hadi Lübnan’ı geçelim SURİYE’de, Türkiye’nin İSrail ile kapışmak zorunda kalacağını O Amerikan SAVAŞ gemilerinin Adana’nın Mersin’in Antalya’nın, İzmir’in BOĞAzLAR’ın önüne gelip dayanacağını GERÇEKTEN hesap edemiyor musunuz?
Gerçekten bunu anlamıyor musunuz Yoksa anlıyorsunuz da bize mi numara çekiyorsunuz diye
Yeniden sorsak cevaplayan çıkar mı acaba?
https://www.indyturk.com/node/773641/ak-parti-s
&&&
İran, Suudi Arabistan’ın KALBİNİ vurdu.
“Suudi Arabistan, başkenti Riyad’daki ABD Büyükelçiliğine 2 insansız hava aracıyla (İHA) saldırı düzenlendiğini duyurdu.”
demiş Haber7.
Haber7’ye göre SUUDİ Arabistan’ın KALBİ Amerikan elçiliğiymiş…
Acaba HABER7 ne demek istemiş
https://www.haber7.com/dunya/haber/3608702-son-dakika-iran-ulkenin-kalbini-vurdu-jet-aciklama-geldi
&&&
Türk sağcılığı, muhafazakarlığı 1946’dan beri AMERİKANCIDIR.
Bunun farkında mıdır?
Bundan emin değilim. Ancak bundan şikâyetçi değildir.
Bu nedenle özellikle İngiliz, Fransız ve Amerikan sömürgeciliğine karşı, Türkiye ve İRAN arasında kurulabilecek bir ittifak ya da işbirliğinden muhtemelen sömürgecilerden fazla rahatsız olacaktır.
BU alerjisi ve NEFRETİ ne orduları ile defalarca İstanbul’un önlerine gelen, Trabzon, Erzurum dahil doğu Anadolu’nun hatta Karadeniz’in bir çok yerini işgal eden, Ermenileri bize karşı ayaklandıran, defalarca mağlup olduğumuz, defalarca KATLİAMLARINA maruz kaldığımız Ruslara karşı;
Ne yüzyıllarca boğuştuğumuz, Osmanlıyı yıkan, topraklarının büyük bir kısmını işgal eden, yüzlerce Türk neferini Süveyş’te klorlu su ile kör eden, daha yüz sene önce İstanbul’u, Samsun’u, Boğazları İŞGAL eden ve Türkiye’yi sıradan bir 3. Dünya ülkesine dönüştüren İngiltere’ye,
Ne de yıllardır Türkiye’yi sömürmesine rağmen Ruslar kadar bile olamayıp 1 tanecik bile olsa Nükleer santralin Türkiye’ye kurulmaması için uğraşan, tüm başarılmış ya da başarılamamış darbelerin, suikastlerin ve pek çok katliamın arkasında olan, PKK’ya ve diğer Türkiye’ye karşı iç savaş çıkarmaya çalışan unsurlara AÇIK AÇIK destek, silah ve mühimmat veren, Türkiye’nin parçalanması için projeler üreten ABD’ye yönelir.
İran nefreti başka bişidir. Bulgaristan, Gürcistan, Romanya, Almanya, İtalya’ya, Romanya hatta Ermenistan, hatta hatta İsrail’e karşı olan duygularımızdan çok farklıdır. Bambaşkadır.
Diğerlerinde RASYONEL kafa devredeyken İran denilince DUYGUSAL bir bağlam devreye girer ve ülkesinde bir TEK Kur’ani hüküm kalmamasını DERT etmeyenler, Şeriatın kökünden kazınmasından rahatsız olmayanlar, hatta bundan memnun bile olanlar aniden EHL-i SÜNNETçi kesiliverir.
Sanırım bunun sebebi şu:
Türk Sağcılığının ve Muhafazakârlığının İran nefreti BOŞ değildir. Çok işlevsel bir şekilde iş görür.
İran nefreti ve İranlılara karşı depreşen MEZHEPÇİLİK Türk Amerikancılığını hatta İsrail’le tutulan iş birliğini meşrulaştırmak, meşrulaştırmanın mümkün olmadığı yerde gizlemek için çok uygun bir materyaldir.
Zira Türk sağcılığının ve muhafazakarlığının Amerikan KAPİTALİZMİNE, SERMAYESİNE ve teknolojisine karşı duyduğu hayranlık/kompleks,
ve
Türk İstihbaratı ve derin devleti ile CIA’in, Mossad’ın taaa MİT’İn ilk kuruluşundan beri içli dışlı ilişkiler içinde olması ve Türk istihbarat teşkilatının sağcı yapılar içinde çok etkin olması (hatta bizzat onun organize ettiği yapılar olmaları) ,
çok önemli bir faktör olsa da
Bence en önemli mesele Türk Sağcılığının Önderlerinin Yahudi/siyonist sermaye ile kurduğu ticari, ekonomik, sosyal ve psikolojik ilişkilerdir sanırım.
Ben yıllar içinde bu kanaate erdim.
Allah beni affetsin
