Birinci meselede “azimet” (asli ve genel hüküm) ile “ruhsat” (istisnai ve kolaylaştırıcı hüküm) tanımı ile şer’i hükümler içindeki genel konumları ele alınmış, azimetin asli bir zorunluluk, ruhsatın ise arızi bir hafifletme olduğu ortaya konmuştur. Bu bağlamda ikinci mesele; tanımı ve çerçevesi çizilen ruhsatın hukuki hükmünün (ef’al-i mükellefin karşılığının) ne olduğunu ve bu hükmün azimetle çelişmeden sistem içinde nasıl konumlandırılacağını delilleriyle incelemektedir.
1. Ruhsatın Asli Hükmü ve Delilleri
Ruhsatın özü itibarıyla hükmü mübahlıktır (serbestlik/izin). Kul, azimeti uygulamak ile ruhsatı seçmek arasında muhayyerdir.
- Nasslardan Deliller: Bakara 173 (zaruret halinde haram yemek), Nisa 101 (seferde namazı kısaltmak) gibi ayetlerde geçen “günah/sorumluluk yoktur”, “Allah bağışlayandır” ifadeleri üslup olarak asli ibahaya (mübahlığa) delalet eder. Bu ayetlerde eylemin yapılmasına dair emir (vücub veya mendubluk) yoktur, sadece günahın kaldırıldığı vurgulanır.
- Lügat Anlamı: “Ruhsat” köken olarak kolaylık ve gevşeklik demektir. Kişinin bir işi sonuna kadar götürmekle yükümlü tutulmaması ve tercih hakkının olması esastır.
- Mantıki Delil: Eğer ruhsatlar vacip veya mendup (yapılması istenen) olsaydı, özlerindeki “tercih ve hafifletme” vasfını yitirip azimet olurlardı. Emir ile ruhsatı bir arada düşünmek zıt iki şeyi birleştirmektir.
2. İtirazlar ve Cevapları
İtiraz 1:
Ayetlerdeki “günah yoktur” ifadesi her zaman mübahlığa delalet etmez; nitekim Safa ile Merve arasında sa’y etmek hakkında da (Bakara 158) “günah yoktur” denmiştir ancak sa’y etmek vaciptir.
- Cevap: Lafzın asıl konuluş amacı mübahlıktır (izin). Safa ve Merve’deki vaciplik “günah yoktur” ifadesinden değil, ayetin başındaki “Allah’ın nişanelerindendir” kısmından veya diğer delillerden kaynaklanır. Buradaki gaye, müslümanların zihnindeki “günah olur mu?” endişesini (özel sebebi) gidermektir.
İtiraz 2:
Açlıktan ölmek üzere olanın ölü hayvan eti (laşe) yemesi vaciptir; Arafat ve Müzdelife’de namazları birleştirmek sünnettir. Hadiste de “Allah ruhsatlarının işlenmesini sever” denmiştir. Dolayısıyla ruhsat sadece mübah değildir, bazen vacip veya mendup olur.
- Cevap:
- Cihet Farklılığı: Ölmek üzere olan birinin laşe yemesi, “Nefislerinizi öldürmeyiniz” (Nisa 29) şeklindeki asli azimet (hayatı koruma emri) yönünden vaciptir. Zorluğun kaldırılması yönünden ise ruhsattır. Cihetler farklı olduğu için zıtlık yoktur.
- Azimet Sayılan Durumlar: Namazların cem’ edilmesi veya seferde kısaltılması (Hz. Aişe hadisine göre) aslında o durumlar için belirlenmiş asli birer azimet hükmüdür, ruhsat değildir.
- Şeriatın her kolaylaştırdığı hükme ruhsat denemez; aksi takdirde İslam’ın önceki şeriatlara göre kolay olan tüm hükümleri (örneğin 50 vakit namazın 5 vakte inmesi) ruhsat sayılmak zorunda kalırdı. “Allah ruhsatların işlenmesini sever” hadisi ise mübahların da Allah katında sevimli olabileceğini gösterir.