Sırbistan siyaseti, toplumsal hareketlerin siyasi düzeni değiştirebildiği önemli örneklerden biridir. Ülkenin siyasi gelişimini anlamak için yalnızca partiler arasındaki rekabete değil, öğrenci hareketlerine, işçi eylemlerine ve çevre mücadelelerine de bakmak gerekir. 2000 yılında Slobodan Milošević yönetiminin sona ermesi ve 2024 sonrasında gelişen öğrenci hareketinin 2026 seçimlerindeki başarısı, toplumsal hareketlerin siyasi değişimdeki rolünü ortaya koymaktadır. Ancak protestoların iktidarı zayıflatması, seçimleri kazanması ve devlet kurumlarını dönüştürmesi birbirinden farklı süreçlerdir.
1. Sırbistan’ın Temel Siyasi Yapısı
İktidar bloku
Sırp İlerleme Partisi (SNS): 2008’de kurulan SNS, Aleksandar Vučić liderliğinde 2012’den itibaren Sırbistan siyasetinin başlıca iktidar gücü oldu. Sırp milliyetçiliği içindeki köklerini korurken daha geniş seçmen kesimlerine yöneldi; Avrupa Birliği ile ilişkileri sürdürürken Rusya ve Çin ile bağlarını da korumaya çalıştı.
SNS’nin gücünü yalnızca ideolojisiyle açıklamak yeterli değildir. Kamu kaynaklarının kullanımı, medya ortamı, seçim rekabetinin koşulları ve kamu kurumları üzerindeki siyasi etki de iktidarın devamlılığında önemli rol oynadı.
Sırbistan Sosyalist Partisi (SPS): Slobodan Milošević’in tarihsel partisi olan SPS, 2000 sonrasında da siyasi etkisini korudu ve farklı dönemlerde iktidar koalisyonlarına katıldı. Bu durum, Sırbistan’da siyasi değişimin yalnızca liderlerin değişmesiyle sınırlı kalıp kalmayacağı sorusunu gündeme getirir.

Geleneksel muhalefet
Demokrat Parti (DS) ve diğer Avrupa yanlısı muhalif oluşumlar, 2000 sonrasında önemli rol oynadı. Ancak bölünmeler, liderlik mücadeleleri ve seçmen desteğindeki kayıplar etkilerini sınırlandırdı. Bununla birlikte, muhalefetin zayıflamasını yalnızca kendi hatalarıyla açıklamak doğru değildir; medya ortamındaki eşitsizlikler ve seçim koşulları da değerlendirilmelidir.
2024 sonrasında gelişen öğrenci hareketi, geleneksel muhalefete duyulan güvensizliğin bulunduğu ortamda yeni bir siyasi temsil arayışını güçlendirdi.
2. Öğrenci Hareketinin Tarihsel Gelişimi
Otpor! ve 2000 yılında rejim değişikliği
1998’de ortaya çıkan Otpor! (Direniş) (Sırpça Kiril alfabesiyle: Отпор), Milošević yönetimine karşı mücadele eden öğrenci öncülüğündeki hareketlerden biriydi. Siyah zemin üzerindeki beyaz sıkılmış yumruk simgesiyle tanınan hareket; mizahı, yaratıcı propaganda yöntemlerini ve şiddet karşıtı sivil itaatsizliği kullandı.
Ancak 5 Ekim 2000’de Milošević yönetiminin sona ermesini yalnızca Otpor!’a bağlamak doğru değildir. Demokratik muhalefetin seçim başarısı, seçim sonuçlarına yönelik itirazlar, işçi eylemleri, sendikalar ve maden işçilerinin grevi de sürecin önemli parçalarıydı.
Bu deneyimin temel dersi, öğrenci hareketlerinin toplumsal etkisinin farklı muhalif ve toplumsal kesimlerle ortak mücadele kurabildikleri ölçüde büyüyebileceğidir.
2018–2022 protestoları ve çevre hareketleri
2018 sonunda başlayan 1 od 5 miliona (“Hepimiz Biriz – 5 Milyonda 1”) protestoları, siyasi şiddet ve demokratik haklar etrafında gelişti. Daha sonraki yıllarda lityum madenciliğine karşı çevre hareketleri geniş kitleleri harekete geçirdi.
Bu eylemler, yerel sorunların ülke çapında siyasi meselelere dönüşebileceğini gösterdi. Ancak kitlesel protestolar kalıcı bir iktidar değişikliği üretemedi. Sokaktaki tepkinin sürdürülebilir bir siyasi alternatife dönüştürülmesi önemli bir sorun olarak kaldı.
2024 sonrasındaki öğrenci hareketinin farkı, protestoların yanında temsil ve karar alma konusunda yeni yöntemler geliştirmesiydi. Bununla birlikte, bu yöntemlerin önceki hareketlerden doğrudan öğrenildiğini söylemek için ayrıca kanıt gerekir.
3. Novi Sad Faciasından 2026 Seçimlerine
Facia ve öğrenci hareketinin yükselişi
1 Kasım 2024’te Novi Sad tren istasyonundaki beton sundurmanın çökmesi sonucunda 16 kişi hayatını kaybetti. Facia, kamu projelerinin denetimi, yolsuzluk iddiaları ve sorumluların hesap vermesi konusunda büyük bir toplumsal tepki doğurdu.
Başlangıçta belirli bir olayın sorumlularına yönelik olan tepkiler, zamanla devlet kurumlarının işleyişi ve siyasi sorumluluk tartışmalarına dönüştü. Üniversite blokajları ve kitlesel eylemler, bu tepkinin ülke çapında yayılmasında önemli rol oynadı.
Plenumlar ve tabandan örgütlenme
Öğrenci hareketinin ayırt edici özelliklerinden biri, üniversitelerde kurulan plenumlar, yani katılımcı genel kurullar aracılığıyla karar almaya çalışmasıydı. Bu model, hareketin tek bir liderin veya siyasi partinin kontrolüne girmesini önlemeyi amaçlıyordu.
2026 seçimleri: Öğrenci hareketinin başarısı
25 Ekim 2026 seçimlerinde Öğrenci Listesi önemli bir başarı elde etti. Sırbistan Cumhuriyet Seçim Komisyonunun 26 Ekim’de yayımladığı kısmi verilere göre liste yüzde 52,65, Vučić’in desteklediği Birleşik Sırbistan listesi ise yüzde 39,22 oy almıştı. Bu aşamada sonuçların tamamı kesinleşmemişti.
Bu sonuç, öğrenci hareketinin toplumsal hoşnutsuzluğu seçim başarısına dönüştürebildiğini gösterdi. Ancak başarı yalnızca öğrencilerin örgütlenmesiyle açıklanamaz. İktidara yönelik birikmiş tepki, farklı muhalif kesimlerin ortak tercihi ve seçim koşulları da değerlendirilmelidir.
Seçim zaferi önemli bir siyasi kırılmadır; fakat iktidarın değişmesi ile devlet kurumlarının dönüşmesi aynı şey değildir. Yargı bağımsızlığı, medya çoğulculuğu ve siyasi patronaj gibi alanlarda gerçekleşecek değişim, bu zaferin kalıcılığını belirleyecektir.
4. Öğrenci Hareketini Farklı Kılan Özellikler
Doğrudan katılım: Plenumlar, kararların tek bir lider yerine ortak tartışma yoluyla alınmasını amaçlar. Ancak katılımın genişliği, azınlık görüşlerinin korunması ve kararların denetlenmesi, bu modelin niteliğini belirler.
Toplumsal kapsayıcılık: Farklı şehirlerde ve toplumsal çevrelerde destek bulması, hareketin ortak taleplerinin ayrılıkları belirli ölçüde aşabildiğini gösterir. Novi Pazar’daki Boşnak öğrencilerle Sırp öğrenciler arasındaki dayanışma da önemlidir. Ancak yolsuzluk karşıtlığında birleşmek, Kosova meselesi, azınlık hakları ve milliyetçilik gibi bütün konularda uzlaşmak anlamına gelmez.
Yeni siyasi temsil: Akademisyenlerin, doktorların ve diğer meslek gruplarından bağımsız isimlerin aday gösterilmesi, profesyonel siyasetçilere duyulan güvensizliğe karşı bir alternatif oluşturdu.
Sonuç
Sırbistan deneyimi, öğrenci hareketlerinin kritik dönemlerde siyasi değişimin güçlü aktörleri olabileceğini göstermektedir. Otpor! ve 2000 yılındaki rejim değişikliği, toplumsal güçlerin birleşmesinin önemini ortaya koymuş; 2018 sonrasındaki protestolar ise kitlesel tepkinin her zaman kalıcı siyasi sonuç üretmediğini göstermiştir.
Bir iktidarı seçimde yenmek ile iktidarın işleyiş biçimini değiştirmek arasında önemli bir mesafe vardır. Sırbistan’daki öğrenci hareketinin tarihsel önemi, bu mesafeyi aşıp aşamayacağıyla belirlenecektir.
