15 Haz 26 - Pts 7:00:am
Koyu Açık

Blog Post

Fikir Yorum > Fikir yorum > Yazışmalardan Notlar: İmanın Alameti & “Milli” Burjuva & İnsan ve Rububiyet

Yazışmalardan Notlar: İmanın Alameti & “Milli” Burjuva & İnsan ve Rububiyet

 İmanın

Kalp üzerindeki alameti, HAkk’dan başkasına itibar etmemektir.

Göz üzerindeki alameti, men edilen şeylerden gözü korumaktır.

Kulak üzerindeki alameti, Hakk’ın kelamına kulak vermektir.

Mide üzerindeki alameti, haramı kendisinden uzak tutmaktır.

Dil üzerindeki alameti, doğru konuşmaktır.

Beden üzerindeki alameti, men edilen şeylerden uzak durmaktır.

Hücviri, Keşfu’l-Mahcup, s:352

HAKK’la , HUKUK’la, Adaletle işi yok, gözler  fücurda, kulaklar fitnede, haram midede, dilde yalan, beden şerr yolunda…

“Ben iman ettim” demek ancak HALKI avlamak içindir, diyor sanırım.

&&&

Gelişmekte olan ülkelerdeki “Milli” denilen burjuva (ekonomiyi yönlendiren Zenginlerin) hareketleri, emperyalizmle anlaşarak, daha başlangıçta kendi işçi, ve köylü hareketlerini ezme yoluna gitmiştir. Onlar için emperyalizmle olan çıkar çatışması HALKLA olan çıkar çatışması kadar önemli değildir.

Fikret Başkaya, Paradigmanın İflası, s:77

Cumhuriyet ELİTİ ve zenginleri emperyalist devletlerden Osmanlı’daki Rum ve Ermeni tacirlerin aldığı imtiyazları, komisyonları, ihaleleri, distribütörlükleri alınca emperyalizme karşı herhangi bir girişimde bulunmaktan çekinmiş tam tersine emperyalistlerin emirlerini halkın üzerine uygulamışlardır.

Nitekim İngiliz ve Fransızlara tek bir kurşun dahi atılmamış hatta düşmanla iş birliği yapan hainlere karşı dahi bir girişimde bulunulamamışken Anadolu halkları olan Ermeni, Rum, Yahudi, Nusayri, Kürt ve Müslümanlara karşı büyük operasyonlar, tehcirler, sürgünler, katliamlar yapılabilmiştir. 1938’e kadar sadece Kürt bölgelerinde en az 17 ayaklanma, isyan ve katliamı tarih not etmiştir.

Yani Pilli Mücadele emperyalistlerden çok KENDİ HALKINA karşı verilmiştir, demek mi istiyor acaba…

&&&

 İmam Gazali’ye göre, mayasındaki RABBANİ özellik icabı insan ruhu, rububiyeti sever.

Rububiyetin anlamı, kemalde eşsiz ve varlıkta tek ve rakipsiz olmaktır.

İnsan, kamil olmayı, ötesi olmayan bir amaç olarak arzular. Ancak, varlıkta tekleşerek kemale ermek imkanı olmayınca, bu sefer diğer bütün varlıklara hükmetme yoluyla kemale erme ihtiyacını tatmin etmek ister. İnsanlar üzerinde hakimiyet, onların ruhlarını ve gönüllerini ram etmekle mümkün olur.

Mustafa Özel, Birey Burjuva ve Zengin, s:48

İnsan YÜCELEREK diğer insanlardan ayrılamayacağı için

bazen diğerlerinin tepesine vura vura, basa basa, eze eze bazen de gönüllerini ala ala, ümit vere vere kendi boyunu uzun göstermeye çalışır.

Kitab-ı Kerim Hz Peygamberi “O içinizden biriydi” diye ÖVEREKEN ‘onu onun Tanrılaşma Temayülünü Nefs-i Emmaresini, Kibrini terbiye ettiğine vurgu yapmış olabilir. …

Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir