11 Eki 26 - Paz 7:00:am
Koyu Açık

Blog Post

Fikir Yorum > Muvafakat Okumaları > Muvâfakât Okumaları: Dinî Hükümlerin ve Yaratılışın Amaçları: 4. Mesele

Muvâfakât Okumaları: Dinî Hükümlerin ve Yaratılışın Amaçları: 4. Mesele

Önceki Bölümle Bağlantı: Maslahatların Hiyerarşik Yapısı

Şâtıbî, makasıdü’s-şerîa (şeriatın gayeleri) bağlamında dinî ve dünyevî maslahatları zaruriyyât (olmazsa olmaz temel esaslar), hâciyyât (hayatı kolaylaştıran ihtiyaçlar) ve tahsîniyyât (estetik, ahlakî ve edebe dair güzellikler) olmak üzere üç ana mertebeye ayırmıştı. Bu dördüncü meselede ise, söz konusu üç mertebe arasındaki ontolojik ve hukuki bağ, birbiriyle olan ilişkisi ve birbirlerini tamamlama fonksiyonları ilkesel çerçevede analiz edilmektedir.

4. Mesele : Zaruriyyât, Hâciyyât ve Tahsîniyyât Arasındaki İlişki

Makasıd teorisinde asıl/temel zaruriyyâttır. Hâciyyât ve tahsîniyyât ise zaruriyyatın etrafında onu koruyan, tamamlayan ve güzelleştiren koruyucu birer sur hükmündedir. Bu hiyerarşik ilişki beş temel önerme üzerinden açıklanmaktadır:

1. Zaruriyyât, Hâciyyât ve Tahsîniyyât İçin Asıldır

Açıklama: Dinî ve dünyevî düzenin devamı (beş temel esas: din, can, akıl, nesil, mal) zaruriyyâta dayanır. Zaruriyyât ortadan kalkarsa ne mükellefiyet (teklif) kalır ne de insanlığın bekası mümkündür.

Tamamlayıcı Rol: Hâciyyât, zaruriyyâtın uygulanmasında ortaya çıkan meşakkatleri giderir (örneğin ticarette gararın/bilinmezliğin kaldırılması, hastalık ve yolculukta ibadet kolaylıkları). Tahsîniyyât ise gerek zaruriyyâtın gerekse haciyyâtın edebi, ahlakı ve estetik kemalini sağlar. Dolayısıyla türev niteliğindeki tüm hükümler zaruriyyâta hizmet eder.

2. Zaruriyyât İhlal Edilirse, Hâciyyât ve Tahsîniyyât da İhlale Uğrar

Açıklama: Asıl (temel) çöktüğünde, ona bağlı olan fer’i (bina) de kendiliğinden çöker. Mevsuf (nitelenen) yoksa sıfatın varlığından söz edilemez.

Örnekler: Şeriatta satış akdi (zarurî asıl) ilga edilirse, alışverişte bilinmezlik/aldatma (garar/hâcî şart) ilkesini tartışmak anlamsızlaşır.

Namaz mükellefiyeti (asıl) düştüğünde (ör. baygınlık hali), ona bağlı olan kıraat, rüku, abdest ve cemaat gibi tamamlayıcı hükümler de düşer.

  • İtiraz ve Cevap: Vesilelerin veya parçaların bizzat kendilerine has anlamları olduğu iddia edilse de, ibadet veya hüküm bütünlüğü içinde bunlar asıldan bağımsız değerlendirilemez. Asıl yoksa, onun vasfı veya tamamlayıcısı niteliğindeki hüküm de geçersiz olur.

3. Hâciyyât ve Tahsîniyyâtın İhlal Edilmesi, Zaruriyyâtı Doğrudan İptal Etmez

  • Açıklama: Bir şeyin niteliğinde (sıfatında) oluşan kusur, o şeyin özünü (mevsufu) kökten yok etmez.
  • Örnekler: Namazın tamamlayıcı sünnet veya edeplerindeki bir eksiklik namazın aslını batıl kılmaz.

Kumaş veya kabuklu meyve satışındaki kısmi belirsizlikler (garar) akdin özünü bozmaz.

Kısasta tam eşitliğin gözetilemediği durumlar kısasın aslını ortadan kaldırmaz.

  • İstisna: Eğer bir vasıf (örneğin rüku ve secde), ibadetin zâtî bir unsuru (rüknü) ise, onun eksikliği aslı da iptal eder. Ancak bu durumda o unsur artık hâciyyât veya tahsîniyyât değil, doğrudan zaruriyyât kapsamındadır.

4. Hâciyyât ve Tahsîniyyâtın Bütünüyle (Küllî Olarak) Terk Edilmesi Zaruriyyâta Zarar Verir

Hâciyyât ve tahsîniyyâtın tekil (cüz’î) ihlalleri aslı bozmasa da, bunların tamamen veya çoğunlukla terk edilmesi zaruriyyâtı riske atar. Bu durum dört gerekçeyle açıklanır:

  1. Koruyucu Sura Zarar Verme: İkinci derecedeki hükümleri ihlal eden kimse, birinci derecedeki esasları ihlal etmeye cesaret bulur. (Örn: Sünnet ve edepleri sürekli terk eden, zamanla farzları aksatmaya başlar).
  2. Küllî Vacip İlkesi: Cüz’î olarak mendup (nafile) olan şeyler, bütün olarak (küllî) ele alındığında vacibi koruyan bir rükün haline gelir. Tamamen terk edilmeleri vacibe zarar verir.
  3. Mevzuatın Ruhuna Aykırılık: Tamamlayıcı unsurlar çıkarıldığında ibadet ve hükümler ağır bir meşakkate, şekilciliğe ve ruhsuzluğa dönüşür; şeriatın kolaylık ve güzel ahlakı ikmal etme amacıyla çelişir.
  4. Hazırlık ve Odaklanmanın Kaybolması: İbadet öncesi ve sırasındaki tamamlayıcı unsurlar (abdest, yöneliş, zikirler, nafileler) zihni ve kalbi hazırlar. Bunlar kalktığında gaflet kapısı açılır ve aslın edası kusurlu hale gelir.

5. Zaruriyyâtın Korunması İçin Hâciyyât ve Tahsîniyyâtın da Korunması Gerekir

  • Açıklama: Zaruriyyâtın varlığı, sıhhati ve mükemmelliği ancak koruyucu katmanları olan hâciyyât ve tahsîniyyâtın muhafaza edilmesiyle mümkündür. Dolayısıyla aslı korumak, onu çevreleyen vesile ve tamamlayıcıları korumayı gerektirir.

Ana Sonuç

Bütün şeriatların ve dinî sistemlerin üzerinde ittifak ettiği en kuşatıcı ve değişmez esas zaruriyyâttır (dinin temelleri/usûlü’d-dîn). Hâciyyât ve tahsîniyyât ise bu ana gövdeyi destekleyen, besleyen ve dış etkenlere karşı koruyan hayati uzantılardır.

Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir