31 Eki 26 - Cts 7:00:am
Koyu Açık

Blog Post

Fikir Yorum > Okumalardan Notlar > İçtihad Kapısı, Neyin kapısıydı?

İçtihad Kapısı, Neyin kapısıydı?

Joseph A. Massad, Liberalizmde İslam (Kitaptan notlar ve şerhler) -5-

İçtihad Kapısı, Neyin kapısıydı?
1975 yılında Meksika’da düzenlenen BM Dünya Kadın Konferansı’ndan sonra devreye giren Uluslararası Örgütler üzerinden baskı nedeniyle birçok devletin sözde “feministleşmesi” söz konusu oldu…
İslam dünyasında devletlerin geçireceği Feminist yasalara gelebilecek teolojik/ilahiyatçı müdahalelerin önemi konusunda STK’lar tarafından art arda yazılar yayınlanmaya başladı. Hemen hepsi kadınları ilgilendiren sorunlarla alakalı İçtihad Kapısının açılması gerektiğini söylemekte birbirleri ile yarışıyorlardı.
Şuna inanıyorlardı: Eğer ahkâm (hüküm koyan) ayetler AYDINLANMIŞ bir kafa ile okunursa, kadınlara dair yeni bir söylev ortaya çıkacaktı…
Batılı STK tarafından desteklenen yerli STK’lar ve bunlarla çalışan yerel kadınlar bütün kadınların temsilcileriymiş gibi davranıyor hepsi adına konuşuyorlardı. Ve sorunun sınıfsal (fakirlik, zenginlik, çalışan kadınlar, sömürü vs.) boyutu ile ilgili en küçük bir imaları bile yoktu

Joseph A Massad, Liberalizmde İslam, s:214

İçtihad kapası HİÇ kapanmadı (Wael Hallaq) Müslüman âlimler ihtiyaç duyduklarında yeni içtihatlar yapmaktan hiç bir çekinmediler.
Yüzyılın başındaki içtihat tartışmalarının nevi farklıydı.
İslam’ın BATI DİNİNE ve kültürüne uydurulması, Sömürgeciliğe direnen taraflarının törpülenmesi isteniyordu.
Yüzyılın başındaki “İçtihat kapısı kapalı mı, açık mı” tartışmaları İslam Toplumunun BATILILAŞTIRILMASı, Haçlı Kulübüne ya da Batı Sömürge alanına dâhil edilmesi sürecinin bir getirisiydi.
Yani mesele İslam toplumunun içinden yapılacak bir içtihat meselesi değil, İSLAMi hükümlerin TAMAMEN tasfiye edilerek yerlerine BATILI değerlerin monte edilmesi meselesiydi, diyor sanırım.

 ***

Enteresan bir durum vardı.
Dayanışma hep tek yönlüydü. Mesela hep BEYAZ kadınların ZENCİ kadınlar hakkında “iyi niyetli endişelerinin” olduğu ya da Hristiyan, Yahudi Amerikalı veya Avrupalı kadınların Müslüman kadınlar hakkında “iyi niyetli endişeleri” oluyordu.
Niçin-ister Müslüman ister gayrimüslim- Asyalı ve Afrikalı kadınlar arasında beyaz ya da beyaz olmayan Amerikalı ve Avrupalı kız kardeşleri hakkında “iyi niyetli endişelerini” dile getiren uluslararası dayanışma projeleri ve ulus aşırı feminizm çalışmaları yok?
Hâlbuki Amerikalı ve Avrupalı kız kardeşler de, yasal, siyasi, ekonomik ayrımcalıklar yaşamakta.

Joseph A Massad, Liberalizmde İslam, s:218

Neden Arap ya da Hintli kadınlar Avrupalı kadınları kurtarmaya çalışmaz. Hâlbuki Avrupa’da özellikle SİYAHİ, Hispanik ve göçmen kadınların, bekâr ve işsiz kadınların, Yaşlı ve kimsesiz kadınların durumu Doğulu ülkelerin kadınlarından çok DAHA BERBAT durumdadır…
Mesela kadınların durumu değil, Emperyalizmin KADINLARIN üzerinden diğer ülkelere müdahale etmesidir, diyor sanırım.

Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir