Hamdan Kassar’a sordular:
– “Bu ne haldir ki, eskilerin sözleri gönüllere bizim söylediklerimizden fazla tesir etmekte.”
– Çünkü dedi “Onlar HAK için konuşur, konuşurken Hakkın rızasını gözetirlerdi.” Biz ise nefsimizi tatmin, dünyalık beklentisi ve halkın itibarını kazanmak için konuşuyoruz.
İmdi Allah Teala HAK’kın hatırı için edilmiş lafa sırlar, gönüllere tesir eden bir etki ve savlet (hamle gücü, etki) lütfeder.
Dünyevi beklentiler ve halkın takdiri ile edilmiş lafa ise bayağılık ve adilik bulaşır. BU halde kişinin susması konuşmasından hayırlıdır.
Hücviri, Keşfu’l-Mahcup, s:190
Biz diyor “aman çok ‘like’ alalım”, aman “retweet” olsun, başıma dert açmasın, partime dokunmasın, hizbime laf gelmesin, cemaatim darılmasın, polis duymasın, memuriyetime zarar gelmesin, Hanım kızmasın ya da “düşmanıma LAF Sokayım” egom tatmin olsun, dostlarım sevinsin, bana aferin desin, diyerek LAF ediyoruz.
Aziz Allah (cc) da lafın üzerinden lütfunu alıyor, bereketi gidiyor bayağılaşıyor, diyor sanırım.
Bunun delili!
&&&
Tekniğin temel karakteri, ahlaki Değerlere Hoşgörü ile bakmayı reddetmesidir.
Teknik mutlak biçimde ahlaki yargılardan bağımsızdır, onları kendi alanından temizler. Ahlaki kullanım ile ahlakiliği olmayan kullanım ayrımı asla yoktur teknikte.
Aksine teknik bulunduğu alanda kendine özgü br teknik maneviyat yaratma eğilimindedir.
Jacques Ellul, Teknoloji Toplumu, s:127
Tekniğin dini ahlakı erdemleri yoktur: FAYDA veya KAR’ı vardır.
mesela devlet bir proje yapar o proje çerçevesinde Bireysel anlamda kim zarar görüyor, kim fayda görüyor, toprağa, suya, havaya ne yapmış ne etmiş umursamaz. Eğer bu işte KENDİSİ kar veya fayda görüyorsa gerisi umursanmaz.
Aynı bir savaş pilotunun düğmeye basması gibidir hadise: Düğme hangi bombaya bağlıymış, nereye düşecekmiş, kaç kişiyi katledecekmiş onlar ayrıntıdır. Teknik olarak düğmeye basılması gerekiyordur o da düğmeye basmıştır.
Ya da tarlayı DAHA fazla ürün vermeye zorlamanın toprağa, hayvanlara, bitkilere ve insanlara getirip götürdüklerini eğer çoksa umursayan olmaz
Teknik bir karar alınır: kim ölmüş kim kalmış umursanmaz. Kalan sağlar bizimdir, der devam edersiniz, diyor sanırım
