11 Eyl 26 - Cum 7:00:am
Koyu Açık

Blog Post

Fikir Yorum > Fikir yorum > Yazışmalardan: İdeal “Vatandaş” & Kemalizm & Devlet

Yazışmalardan: İdeal “Vatandaş” & Kemalizm & Devlet

“Allah adaleti ve ihsanı emreder.” (Nahl 90)

Allah (cc) ADALETİ emreder!

HAK, Aziz Allah’ın ismidir. HAK tecelli etmiyorsa, HAK ayağa kaldırılmaya çalışılmıyorsa orası HAK’sızdır; yani Allah’sız. HAK’sız; Allah’sız, Allah’ın tercih ettiği tarafta olmayan demektir. HAK, adalet olmadan tecelli etmez. Her kim olursa olsun, ADALETİ temin etmeye çalışmadan “Ben HAK’la beraberim” iddiasında bulunması YALANDAN başka bir şey değildir.

Allah (cc) İHSANI emreder!

İHSAN olmadan CEMAAT, kardeşlik, ülfet, merhamet ve BERABERLİK olmaz. Beraberlik ve cemaat olmadan HAK’tan taraf olmak beyhudedir; zira ÇARESİZLİK ve ümitsizliğe neden olur.

ADALET ve İHSAN olmadan olmaz! Diyor gibi anladım.

&&&

Türkiye’nin “Avrupalı Devlet” hassasiyeti o kadar yüksekti ki, Batı basınında çıkan ve Türkiye’yi “Asyalı” olarak tanımlayan yazılara DEVLET DÜZEYİNDE itiraz ediyordu. Örneğin Dispatch tarafından 19 Ağustos 1950’de yayımlanan bir makalede Türkiye bir “Asya Gücü” olarak tanımlandı diye Türkiye, Washington’daki Büyükelçisi kanalıyla Amerikan yönetimine İHTARDA bulunmuştu…

Kemal Karpat, Cumhuriyet’le birlikte “Türklere Milli Gurur Duygusu” aşılandığından söz ederken Türkiye’nin Batıcılık ideolojisinin “milliyetçilik” söylemi ile birlikte ilerletilmesinin oldukça ilginç olduğunu not düşer.

(Mücahit Gültekin, Türkiye-ABD İlişkilerinin Psikolojisi, s. 172)

İç siyasette KÜRTLERE, Araplara, Arnavutlara, Lazlara ve diğerlerine TÜRKÇÜLÜK taslayarak herkesi TÜRK etmeye çalışan KAVMİYETÇİ bir ideoloji; aynı anda AVRUPA’NIN karşısında TÜRKLÜĞÜNÜ unutmuş, Müslümanlığından utanan Batıcı ve Amerikancı bir tavırla nereden geldiğini, kim olduğunu, manasını unutmuş; büyükşehre ARTİST olmaya gelmiş APTAL SARIŞINI oynuyordu.

Tıpkı bugün ARAP harfleri ile yazılan tabelalara aptal bir faşizmle saldıran; ancak aynı anda sömürgeci AMERİKANCA/İngilizce/Rusça tabelalar gözünün MERTEĞİNE kadar girmesine rağmen bunu fark edemeyen AHMAKÇASINA sömürgeleştirilmişlik hâli gibi.

&&&

“Şunu itiraf etmeliyiz: Bizim için yüce bir hedef ve ideal bir durum olan şey, işçi kesiminin BİLİNÇLİ olması değil, hayal meyal bir uyku hâlinde olmasıdır.”

(Jacques Ellul, Teknoloji Toplumu, s. 483)

DEVLETLERİN halklarını bilinçlendirmeye çalıştıkları, onlara şuur verdikleri, onları aydınlattıkları, kavrayabilecek şekilde ilimle donattıkları, İDEAL insan olma yolunda EĞİTTİKLERİ vb. YALANDIR!

Devletler BİLİNÇLİ insanları değil; MEDYADAN sunulan HER manipülasyonu yutacak, propagandaya kanacak, sorgulamayacak, irdelemeyecek YARI SARHOŞ ahmaklar üretmeye çalışırlar. Emirleri anlayabilecek, iş yapabilecek, YÜCE EFENDİLERİ için ÖLEBİLECEK, askerlik yapabilecek, onların mallarını koruyabilecek, onların düşmanlarını öldürebilecek, kendi fakirliğini ve efendilerinin zenginliğini SORGULAYAMAYACAK kadar olmaları yeterlidir. Fazlasına gerek yok! İDEAL VATANDAŞ odur, diyor sanırım.

&&&

Kimi “radikal Atatürkçünün” iddia ettiği gibi 12 Eylül cuntasının amacı Atatürkçülüğü tasfiye etmek değildi; Atatürkçülüğü, resmî ideoloji olarak yeni koşullara cevap verecek şekilde güncellemekti. Yeni versiyon Atatürkçülük için üç gerekçe vardı:

  1. Atatürkçülüğün geleneksel yorumunda sola (Rusya’ya – AHÇ) karşı tavır net değildi, sınır kalın çizgilerle ayrılmamıştı. Bu çizginin kalın bir şekilde çizilmesi gerekiyordu.
  1. Radikal İslam’ın güçlendiği koşullarda dine karşı geleneksel yaklaşım da nüanse edilmeliydi. Zira dini hem SOL harekete hem de RADİKAL İslami hareketlere karşı kullanmak, ABD’nin istediği “devlet kontrolündeki İslam’ın” var edilmesi ve diğer Müslüman ülkeler ile ilişkiler kurulabilmek için din üzerindeki baskının yumuşatılması gerekiyordu. Geleneksel Kemalizmin bunu başarabilmesi mümkün görünmüyordu. Bu aşamada uyduruk “Türk-İslam Sentezi” yaması devreye sokuldu. Türk-İslam Sentezinin paravan bir işlevi vardı: Irkçı-faşist eğilimli unsurlar, menfaatperest, fırsatçı (oportünist) dinciler ve bunların kullandığı RENKSİZLER için Türk-İslam Sentezi, gerçek kimliklerin gizlendiği bir araçtı.
  1. Yeni döneme uygun olmayan, devlet içindeki “anti-Amerikancı”, “anti-emperyalist”, bağımsızlık ve kalkınma yanlısı unsurları tasfiye etmek için de yeni versiyon Kemalizm’e ihtiyaç vardı.

Bu nedenle Cunta lideri Kenan Evren bir taraftan yeni Kemalizm için YÖK’ü organize ederken, diğer tarafta meydanlarda Kur’an’dan ayetler okumaya girişti.

(Fikret Başkaya, Paradigmanın İflası, s. 190)

&&&

Safer Efendi’ye biri gelip “Bu millet adam olmaz” meyalinde bir şeyler söylenince:

— Bu milletin başına gelenler Afrikalıların başına gelseydi muhtemelen bembeyaz kesilirlerdi. Bu millet hâlâ direniyor. Bu aziz millete sövmeyin, demiş diye işittim.

Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir