24 Tem 26 - Cum 7:00:am
Koyu Açık

Blog Post

Fikir Yorum > Articles by: Hüseyin Pehlivan

“Gerçek İslam”ı Ararken Kendi Tuzağımıza Düşmemek

“Allah’ın razı olacağı o tek ve hakiki İslam”ı arama iddiası, tarih boyunca paradoksal bir şekilde hem en samimi ihya hareketlerinin hem de en yıkıcı sapmaların ortak kalkış noktası olmuştur. Bu arayıştaki teolojik körlük sadece kendi yorumunu dinleştirip topluma dikte eden radikal dogmatizmden ibaret değildir; günümüzde bunun kadar yaygın ve tehlikeli bir diğer sapma da dini […]

Devamı

Projelerin ve İdeolojilerin Gölgesinde “Hangi İslam?”

Hakiki Teslimiyet ile Modern Söylemlerin Entelektüel Kavgası “Hangi İslam” sorusu, Türkiye’nin modernleşme serüveni boyunca entelektüel kriz anlarında, siyasi kırılma noktalarında ve kimlik arayışlarında her devrin kendi ideolojik bagajıyla yeniden sorduğu vizyoner ve bir o kadar da gerilimli bir sorudur. Bu soru, vitrinde teolojik bir tanım arayışı gibi sunulsa da, satır aralarında devletin niteliği, toplumun yönü […]

Devamı

Kuruluşundan Bu Yana NATO’nun “Düşman” Tanımının Değişimi

Siyasal teoride düşman kavramı, sadece askeri bir hedef değil; belirli bir sosyo-ekonomik nizamın, ideolojik hegemonyanın ve inanç sisteminin kendini koruma refleksidir. Carl Schmitt’in ifade ettiği “dost-düşman” ayrımı, NATO ekseninde incelendiğinde saf askeri bir stratejiden ziyade; kapitalizmin, küreselci elitlerin ve liberal-seküler paradigmaların küresel hakimiyet mücadelesine dönüşür. NATO, kurulduğu 1949 yılından bu yana serbest piyasa ekonomisinin güvenliğini […]

Devamı

Takvim Değişiminden Kutlama Kültürüne: Hicrî Yılbaşı

Takvimler değişir, günler gelir geçer. Hicrî takvimin başlangıcı olan Muharrem ayı da bu döngünün doğal bir parçasıdır. Ancak son yıllarda “Hicrî yılbaşı kutlamaları” ifadesi giderek daha görünür hale geliyor. Peki, gerçekten İslamî bir “yılbaşı kutlamasından” söz etmek mümkün mü, yoksa burada başka bir sosyo-kültürel yönelim, başka bir kültürel egemenliğe boyun eğiş mi devreye giriyor? İslam’ın […]

Devamı

Yurttaşlık Kavramına Dair

Yurttaş kavramı, Batı dillerinde genellikle “citizen” olarak karşılık bulur. Latince şehir anlamına gelen “civitas” kelimesinden türemiştir. Antik Yunan ve Roma’da, özellikle şehir-devletlerinde yaşayan belli hakları olan insanlar için kullanılırdı. “Yurttaş” kavramının Fransız İhtilali sonrası Batı’da yaygın olarak kullanılmaya başlandığını söyleyebiliriz. 1789 Fransız Devrimi, modern yurttaşlık kavramının doğuşunda önemli bir rol oynamıştır. Fransız Devrimi’nin ardından yayımlanan […]

Devamı

Ercüment Özkan’a Göre Devlet ve İslam Devletinin Oluşumu

Ercüment Özkan, devleti birlikte yaşamanın en büyük birimi olarak kabul eder. Bu günkü devlet olma ölçüleriyle tarihteki devlet olma ölçülerini bir birinden pek farklı görmez. “Zira nasıl Kuveyt, İsviçre hatta Monako bugünkü ölçülerde devlet ise, ayrı kimlikleri, kişilikler varsa, Resuİlullah (s.a. ) ‘ın Medine’de teşekkül ettirdiği ve arazisi ile nüfusu ile bugünkü ölçülerden küçük varlık […]

Devamı

Vatan Sözcüğünün Kısa Tarihi

Moderniteyle şekillenen Batının “dil, ırk, toprak” bağlılığıyla harmanlanmış “vatan”kavramı, Müslüman memleketlerde de bilinmekteydi. Fakat Müslüman memleketlerdeki milletin/toplumun “birliktelik harcı” “iman kardeşliği” temelliydi. Bu birliktelik dönem dönem hanedan bağlılığıyla da güçlendiriliyordu. Vatan, vatanseverlik, vatandaşlık veya millet kavramları modernitenin buraya kattığı anlamlarıyla Müslüman memleketlerdeki eski iman kardeşliğinin yerini uzun süre alamamıştır. “Osmanlı” deyimi “millet” anlamında kullanılmıyordu. Emeviler, […]

Devamı

“Efendi” Kelimesinin Kısa Serüveni

Özellikle Osmanlı İmparatorluğu ve Kafkasya’da Bey, efendi veya usta anlamına gelen bir asalet unvanıdır. Unvanın kendisi ve diğer biçimleri aslen Ortaçağ Yunancası aphentēs’ten türemiştir ki bu da Antik Yunancada Efendi anlamına gelen authentēs kelimesinden gelmektedir. İngilizce Sir’e eşdeğer bir saygı veya nezaket unvanıdır. Osmanlı İmparatorluğu ve Bizans İmparatorluğu’nda kullanılmıştır. Kullanıldığında kişisel ismi takip eder ve […]

Devamı

Risalet-Vahy-Kur’an İlişkisi Ya Da Gaybi Bilgiye İman-İnanç meselesi.

Tarihsel zaman dilimlerinde peygamberlerin risalet duyuruları, onların söylediklerini akletmek ve düşünmek yerine şahıslarına yöneltilen eleştirilerle geçiştirilmeye çalışıldığı malumdur. Eleştiri yahut reddiyenin dönemsel müktesebatla vahyin kaynağına, geliş sürecine, alıcısına yapılan ispatlama ithamı, farklı tezler ileri sürülerek devam ettirildi. Her şeye rağmen denmeli ki gaybi bilgiyi ve duyuruyu tasdik etmek bir iman meselesidir; gönderene, nakledene ve alana […]

Devamı

Otoriteye Dair

Otorite, Batı dillerinden dilimize geçmiş olan kelimenin Türkçe sözlük karşılığı “yetke, buyurma, yaptırma” ya da “yasak etme hakkı” ya da “gücü” dendiği gibi; “Bir kimsenin, bilgisi, uzmanlığı, yeterliği sayesinde kendine sağladığı güven” olarak anlamlandırılır. Genel bir ifadeyle niteliklerinin ve etkileşimlerinin sonucu olarak kişiler-varlıklar üzerinde pozitif amelleri olma, varlıklar- kişilerde de buna karşın yükümlülük oluşturan sulta […]

Devamı