21 May 26 - Per 7:00:am
Koyu Açık

Blog Post

Fikir Yorum > Fikir yorum > Muvâfakât Okumaları: Vaz’i Hükümlerin Üçüncü Türü: Engel (Mani) 3. Mesele

Muvâfakât Okumaları: Vaz’i Hükümlerin Üçüncü Türü: Engel (Mani) 3. Mesele

 Hatırlatma

Fıkıh usulünde şer’i hükümler; bir şeyin yapılmasını veya yapılmamasını isteyen teklifî hükümler ile bir durumun varlığını başka bir duruma bağlayan vaz’î hükümler (sebep, şart, mani) olmak üzere ikiye ayrılır. Önceki bölümlerde, bir hükmün gerçekleşmesi için gerekli olan “şart” unsurunu ve şartlar üzerinden yapılan hilelerin hükmü nasıl etkilediğini incelemiştik. Bu bölümde ise vaz’î hükümlerin üçüncü önemli unsuru olan “mani” (engel) kavramı ele alınmaktadır. Tıpkı şartlarda olduğu gibi, mükellefin (sorumlu kişinin) bir ibadeti yapmamak veya bir yasaktan kaçınmak için yapay engeller (mani’ler) üretmeye çalışması, dinin özü ve kuralların konuluş amacı (makâsıd) açısından masaya yatırılmaktadır.

ÜÇÜNCÜ MESELE: Dinî Sorumluluklarda Engellerin (Mani) Kötüye Kullanılması

Bir kulun, dinin emir, yasak veya serbest bırakma hitaplarına muhatap olurken, önüne çıkan engeli (mani’i) üretmesi ya da ortadan kaldırması kaçınılmaz olarak iki şekilde gerçekleşir:

1. Doğal ve Haklı Durumlar (Birinci Şekil):

Kişi kasıtlı bir oyun oynamıyordur, engel kendiliğinden veya meşru bir sebeple oluşmuştur. Bu durumda netice açıktır. Örneğin, bir kişinin zekat verecek kadar (nisap miktarı) malı vardır ancak temel bir ihtiyacından dolayı borçlanmıştır. Burada borç, zekat vermeye meşru bir engeldir. Hüküm, bu engelin doğası gereği neyi gerektiriyorsa öyle ortaya çıkar (yani o yıl zekat düşer).

2. Kasıtlı ve Yapay Engeller Üretmek (İkinci Şekil):

Kişi, sırf bir dinî kuralın (sebebin) hükmünü düşürmek ve o kuralın doğuracağı sonuçları engellemek amacıyla bilerek ve isteyerek bir engel (mani) üretmeye çalışır. İşte bu amaçla yapılan davranışlar geçersizdir (sahih değildir).

Bu Tür Hilelerin Geçersiz Olduğuna Dair Deliller

Kuralı dolanmak için yapay engeller üretmenin geçersiz ve haram olduğunu gösteren pek çok naklî (ayet ve hadis) delil vardır:

  • Kalem Suresi 17-18. Ayetler: Yüce Allah, bir bahçe sahibinin çocuklarını anlatır. Bu kişiler, sabah erkenden yoksullar gelip haklarını istemesin diye, daha gün ağarmadan ve hiç pay bırakmayacaklarına yemin ederek mahsulü toplamaya karar vermişlerdi. Ayetler, bu kişilerin fakirlerin gelmesini engellemek için böyle bir çareye (yapay engele) başvurmaları yüzünden cezalandırıldıklarını anlatır. Ceza ancak haram bir fiil için verileceğinden, yaptıkları hile haramdır.
  • Bakara Suresi 231. Ayet: “Kadınları boşadığınızda bekleme süreleri (iddetleri) bitmek üzereyken onları ya güzellikle tutun ya da güzellikle bırakın; haklarına tecavüz etmek için onlara zarar verecek şekilde tutmayın…” Bu ayet, eşlerine eziyet etmek ve onların başkalarıyla evlenmesini engellemek için kadınları boşayıp, iddet süresi bitmeye yakınken sırf süre uzasın diye sürekli nikaha geri dönen (ric’at yapan) erkekler hakkında inmiştir. Bu kötü niyetli geri dönüşler, kadının özgür kalmasına yapay bir engel oluşturuyordu ve ayetle yasaklandı.
  • Hadis-i Şerif (Yahudiler Örneği): Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur: “Allah Yahudilere lanet etsin! Onlara hayvan iç yağları haram kılınmıştı. Onlar ise bu yasağı eğip büktüler (tevil ettiler), yağı eritip sattılar ve parasını yediler.”
  • Hadis-i Şerif (İsim Değiştirme): Efendimiz, “Ümmetimden bazı insanlar içki içecek ve ona başka isimler koyacaklar” buyurmuştur. Başka bir rivayette ise zina, ipek, içki ve çalgıları (yapay yorumlarla) helal saymaya çalışacak bir grubun çıkacağı haber verilir.
  • Hadis-i Şerif (Kavramların İçini Boşaltma): “İnsanlar üzerine öyle bir zaman gelir ki, beş şeyi başka beş isimle helal saymaya çalışırlar: İçkiyi farklı isimlerle; rüşvet ve haramı ‘hediye’ adı altında; haksız yere öldürmeyi ‘meşru müdafaa/korku’ adıyla; zinayı ‘nikah’ adıyla ve faizi ‘ticaret/alışveriş’ adıyla helal kılmak isterler.” Bu kişiler, harama engel olan şeyin “kelimeler ve isimler” olduğunu zannederek günahların adını değiştirmiş, böylece engelin kalkacağını ve o şeyin helal olacağını sanmışlardır.
  • Nisa Suresi 12. Ayet: Yüce Allah, miras paylaşımını anlatırken “Zarara uğratılmaksızın edilen vasiyetten veya borçtan sonra…” buyurarak başkalarına zarar verme niyetini istisna etmiştir. Örneğin, ölüm döşeğindeki bir adamın sırf mirasçılarının hakkını azaltmak veya onları mahrum etmek amacıyla (hukuki yetkisini kötüye kullanarak) birine hayali bir borç ikrar etmesi ya da malının üçte birinden fazlasını vasiyet etmesi zarar vermektir. Zarar vermek ise kesin olarak yasaklanmıştır.
  • Nahl Suresi 91. Ayet ve İmam Ahmed’in Sözü: Allah, “Pekiştirdikten sonra yeminlerinizi bozmayın” buyurur. İmam Ahmed b. Hanbel de bu konuda, “Yeminler ve hileler (hiyel) hakkında söylenenlere şaşıyorum. Allah’ın adına edilen yeminleri, ürettikleri hilelerle ortadan kaldırıyorlar!” diyerek tepki göstermiştir.
  • Diğer Hadisler: “Otların (hayvanların otlamasının) engellenmesine yol açacak şekilde, ihtiyaç fazlası su engellenemez.” ve veba salgınına dair, “Bir yerde veba olduğunu duyarsanız oraya girmeyin; bulunduğunuz yerde çıkarsa da oradan kaçarak çıkmayın” hadisleri de yapay durumlar üretmenin veya kaderden kaçış hilelerinin yasak olduğunu gösterir.

Yapay Engellerin Hukuki Hükmü Nedir?

“Şart” bahsinde dile getirilen tüm itirazlar ve verilen cevaplar, aynen bu “mani” (engel) konusu için de geçerlidir. Peki, bir engeli bilerek üretmeye veya ortadan kaldırmaya yönelik bu hileli davranışlar tamamen geçersiz (batıl) midir?

Bu durum, tıpkı şart bahsinde olduğu gibi ikiye ayrılır:

  • Yok Hükmünde Sayılanlar: Eğer kişinin üretmeye çalıştığı engel, dinen hiçbir karşılığı olmayan, sadece kağıt üstünde kalan bir hileyse, o engel yok sayılır ve asıl dinî hüküm aynen uygulanır. Örnek: Zekat yükümlülüğünden kaçmak amacıyla, sırf zekat yılı dolarken malını azaltıp yıl geçtikten sonra geri almak üzere (danışıklı/muvazaalı olarak) birinden borç almış gibi gösteren kişinin bu borcu yok hükmündedir. O kişi zekatını ödemek zorundadır.
  • Üzerinde Durulup İncelenmesi Gerekenler: Eğer üretilen engel şer’an gerçekten meydana gelmişse (örneğin, bir yemini bozmaktan/günaha girmekten korktuğu için gerçekten karısını boşayan adamın durumunda olduğu gibi), bu durumda meselenin detaylarına bakılır. Bu detaylar daha önce “şart” bölümünde genişçe açıklandığı için burada tekrar edilmesine gerek yoktur.

Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir