İmparator olmanın raconu var: Dünyada güvenliği ve istikrarı sağlayacaksın, kurallar koyacaksın, uymayanı bir şekilde cezalandıracaksın, böylece kafasına esen komşusuna saldırmayacak.
Modernleşme süreci ve sonrasındaki ulema-devlet çatışması, İslam düşüncesi ve tarih felsefesi açısından tek bir “keşke” ile açıklanamayacak kadar çok katmanlıdır.
7 Ağustos 2026’da Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması, bölgesel güvenlik mimarisinde kartların yeniden karıldığını
Güncel dış kaynaklar karşılaştırarak bakıldığında, Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nı ne Türkiye’nin resmî söylemine ne de İran/İsrail merkezli yorumlara yaslanmadan değerlendirmek
ÖZGÜRLÜK DİRENİŞLE GELECEKVI. BÖLÜM Örgütlü Ümmet: Dağınık Tepkiden Kurucu Güce Müslümanlar uzun zamandır tepki veriyor. Fakat tarih, yalnızca tepki verenlerle
1991 yılı insanlık tarihinde kritik bir dönüm noktasıydı. Sovyetler Birliği’nin çöküşüyle dünya, Amerika Birleşik Devletleri’nin tek hakim güç olduğu yeni
“Jeopolitik” deyince birçoğumuzun aklına hemen haritalar, ordular, savaşlar ya da televizyondaki diplomatik tartışmalar gelir. Ancak jeopolitiği sadece askerî bir mesele
İslam dünyasında 19. Yüzyılda başlayan “Avrupa merkezli” düşünce ve terakki hikayesinin bu döneminde, Tunus bölümünün mücadeleci kahramanı olarak yer alacak!