24 Eki 26 - Cts 7:00:am
Koyu Açık

Blog Post

Fikir Yorum > Muvafakat Okumaları > Muvâfakât Okumaları: MAKÂSID 1. NEV’İ ŞARİ’İN ŞERİAT’İN KONULMASINDAKİ KASDI : 6. Mesele

Muvâfakât Okumaları: MAKÂSID 1. NEV’İ ŞARİ’İN ŞERİAT’İN KONULMASINDAKİ KASDI : 6. Mesele

Uhrevi Maslahat ve Mefsedetlerin Mahiyeti

İslam hukuk usulünün temel kavramlarından olan maslahat (fayda/yarar) ve mefsedet (zarar/kötülük), dünya hayatında olduğu gibi ahiret hayatında da geçerlidir. Ancak ahiret halleri akılla değil, tamamen nakille (ayet ve hadislerle/sema) kavranabilir.

1. Uhrevi Maslahat ve Mefsedetlerin İki Ana Kısımı

Şatibi, ahiretteki fayda ve zararları mücerret (katkısız) ve mütecanis/karışık (iç içe geçmiş) olmak üzere iki kategoride inceler:

A) Katkısız (Mücerret/Saf) Maslahat ve Mefsedetler

  • Cennet Nimetleri: Katkısız maslahattır. İçinde hiçbir şekilde acı, üzüntü, meşakkat, yorgunluk veya keder (mefsedet) barındırmaz.
  • Ebedi Cehennem Azabı: Kafirler için katkısız mefsedettir. İçinde hiçbir rahatlama, hafifleme, umut veya ilahi rahmet eylemi bulunmaz.

B) Birbiri ile Karışık Bulunan Maslahat ve Mefsedetler

  • Bu durum sadece günahkar müminlerin (günahkar tevhid ehlinin) cehennemdeki geçici halleri için geçerlidir.
  • Mefsedet tarafı: İşledikleri günahlar ölçüsünde ateşte azap çekerler.
  • Maslahat tarafı: Ateş onların secde azalarını ve imanlı kalplerini yakmaz; amellerindeki hayır sebebiyle mutlak kafirlerle aynı tutulmazlar. Ayrıca kalplerinde cennete çıkacaklarına dair bir ümit taşırlar ki bu ümit onlara bir nebze rahatlık verir.
  • Sonuç: Günahkar müminler cezalarını çekip cennete girdiklerinde durumları tamamen birinci kısma (katkısız maslahata) dönüşür.

2. Metindeki Temel İtiraz ve Cevabı

 İtiraz

“Cennette dereceler, cehennemde ise katmanlar vardır. Cehennemde daha alt/hafif bir katmanda olmak (örneğin Ebu Talib’in Dahdah katmanında azap çekmesi) daha ağır azaba nisbetle bir hafiflik, yani ‘maslahat/rahmet’ sayılmaz mı? Yine cennette birinin daha alt derecede olması veya bazı nimetlerden (örneğin dünyada içki içip tövbe etmeden ölenlerin cennet şarabından) mahrum kalması bir eksiklik/burukluk (‘mefsedet’) doğurmaz mı? O halde her iki yurt da karışık değil midir?”

Cevap ve Açıklamalar

  1. Şer’i Deliller Aklın Kıyasını Bağlar: Ahiret işlerinde akli kıyaslama yapılamaz. Ayetler açıkça kafirler için azabın hiç hafifletilmeyeceğini ve umutsuz olduklarını (Zuhruf 75); cennetliklerin ise hiçbir yorgunluk ve meşakkat hissetmeyeceklerini (Hicr 48) bildirir.
  1. Mahrumiyet Elem Duyurmaz: Cennette bir nimetten mahrum kalmak (veya alt derecede bulunmak) kişide acı, kıskançlık ya da burukluk oluşturmaz. Nitekim cennet ehlinin çocuk isteme arzusu olmaması veya bundan mahrum kalması onlara bir sıkıntı vermez.
  1. Münferit/Özel Durumlar Genel Kaideyi Bozmaz (Kadıyyetu Ayn): Ebu Talib’in azabının hafifletilmesi gibi durumlar şahsa özel uygulamalardır. Usul kuralı gereğince, tümevarımla (istikra) elde edilen genel esaslar şahsa özel istisnalarla ortadan kaldırılamaz.

3. Cennet Dereceleri ve İsmi Tafdil (Üstünlük) Mantığı

Metin, derece ve mertebe farklılıklarının bir noksanlık veya zıtlık anlamına gelmediğini dil ve mantık kurallarıyla açıklar:

  • Eksiklik Değil, Fazlalık İfadesidir:

“Falanca alimdir, diğeri ondan daha alimdir” denildiğinde birincisinin cahil olduğu kastedilmez; sadece ikincide ilave bir derece olduğu vurgulanır. Aynı şekilde peygamberlerin derecelerinin alimlerden üstün olması, alimlerin eksiklik veya azap hissetmesini gerektirmez. Alimler nimeti eksiksiz alır, peygamberler ise onun da üstündedir.

  • Ensar Haneleri Hadisi Örneği:

Hz. Peygamber (s.a.v.) Ensar kabilelerini hayırlılık sırasına dizmiş, Sa’d b. Ubade’nin sitemi üzerine “Size hayırlılardan olmanız yetmiyor mu?” diyerek en sondakilerin de hayırlı olduğunu teyit etmiştir. Buradaki sıralama alt gruptakileri yermek için değil, üst gruptakilerin ilave meziyetlerini beyan etmek içindir.

4. Genel İlke ve Sonuç

Sınıflandırma ve Derecelendirme İlkesi:

Aynı türe ait fertler (örneğin müminler veya peygamberler), o türün kendi öz hakikati (orijinal doğası) açısından sıralamaya sokulamazlar. Bir sıralama veya üstünlük ancak o fertlerin öz hakikatleri dışında sahip oldukları ek nitelikler ve harici meziyetler dikkate alınarak yapılabilir.

Bu prensip kavrandığında; peygamberlerin birbirine üstünlüğü, imanın artıp eksilmesi ve fıkıhtaki pek çok karmaşık/fer’i mesele kolaylıkla çözüme kavuşmaktadır.

Yorum Bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir