Şer’i hükümlerin ve toplumsal faydaların (maslahatlar) temelini oluşturan zorunlu ihtiyaçlar (zaruriyyat), ikincil ihtiyaçlar (haciyyat) ve güzelleştirici unsurlar (tahsiniyyat) şeklindeki üç ana mertebeyi açıkladıktan sonra, bu esasların kendi içindeki derinliğini kavramak gerekmektedir.
Nitekim ilk meselede ele alınan bu üç ana kategori, sadece kendi temel yapılarından ibaret değildir; her bir mertebenin varlığını pekiştiren, koruyan ve işlevini en üst seviyeye çıkaran destekleyici kurallar da mevcuttur.
Dolayısıyla konu, sadece ana ilkelerin tespit edilmesiyle sınırlı kalmayıp bu ilkelerin etrafında şekillenen ve onları destekleyen ikincil düzenlemelerin incelenmesini de zorunlu kılmaktadır. İşte bu durum bizi, sözü edilen üç ana mertebenin kendi içindeki tamamlayıcı nitelikteki unsurlarını ele alacağımız ikinci meseleye getirmektedir:
Sözü edilen üç derecenin de tamamlayıcı unsurları (mükemmilat) bulunmaktadır. Öyle ki, bu tamamlayıcı unsurlar bulunmasalar bile; zorunlu (zaruri), ihtiyaç duyulan (hacı) ya da güzelleştirici (tahsini) olan esaslarında gözetilen temel hikmetler bozulup ortadan kalkmış olmaz.
Esası zorunlu (zaruri) olan tamamlayıcı unsurlara örnek olarak; cana kıyma cezasında (kısas) tarafların her bakımdan birbirine eşit olması kuralını verebiliriz. Çünkü böyle bir kural için hayati bir zorunluluk bulunmamakta, aşırı bir ihtiyaç da görülmemektedir. Bununla birlikte, bu durum (kısas kuralının hikmetini) tamamlayan bir unsur olmaktadır.
Aynı şekilde nafaka, ücret ve kiralamada emsalleri göz önüne alarak değerlendirmede bulunmak; yabancı kadına bakmayı, sarhoş edici şeyden az bir miktar içmeyi ve faizi (riba) yasaklamak; helal ya da haramlığı şüpheli konularda takva gereği davranmak ve onlardan kaçınmak; farz namazları cemaatle kılmak, sünnetleri yerine getirmek, cuma namazı kılmak gibi dini sembollerden olan şeyleri ortaya koymak ve eğer zorunlu gruptan olduklarını söyleyecek olursak satış sözleşmesinde rehin ya da kefil istemek veya şahit tutmak gibi kuralları zorunlu ihtiyaçlar (zaruriyyat) konusundaki tamamlayıcı unsurlara örnek verebiliriz.
İhtiyaç duyulan (haciyyat) konusundaki tamamlayıcı unsurlara gelince; küçük kızın evlendirilmesi durumunda denklik ve emsal mehir aranmasını buna örnek gösterebiliriz. Çünkü bunlara evliliğin esasına duyulan oranda ihtiyaç duyulmaz. Satış sözleşmesinin zorunlu ihtiyaçlardan değil de ikincil ihtiyaçlardan (haciyyat) olduğunu söylememiz durumunda ise kefil ya da rehin istemek veya sözleşmeye şahit tutmak gibi hususlar, ihtiyaçların tamamlayıcı unsurlarından olacaktır.
Aynı şekilde namazın kısaltılmasını geçerli kılan yolculuk sırasında (öğle ile ikindi veya akşam ile yatsı) namazlarının birleştirilerek kılınması, bilincini kaybedeceği endişesinde bulunan hastanın namazını birleştirerek kılması, ikincil ihtiyaçların tamamlayıcı unsurlarından olmaktadır.
Bu ve benzeri kurallara tamamlayıcı unsurlar diyoruz; çünkü eğer bunlar kural olarak konulmamış olsaydı, ikincil ihtiyaçlarda gözetilen genişlik, kolaylık ve hafifletme temel amacı bozulmuş ve ortadan kalkmış olmayacaktı.
Güzelleştirici (tahsini) konulardındaki tamamlayıcı unsurlara gelince; bunlara örnek olarak da tuvalet adabı, temizliklerde sevimli/hoş görülen (müstehap) hususlar, zorunlu olmasa bile başlanmış bulunan ibadet ve işlerin tamamlanmaya çalışılması, helal kazançtan harcamada bulunulması, kurban ve akika konusunda kurbanlık için iyi hayvanın, özgürleştirme için değerli olan kölenin seçilmesi ve benzeri hususları verebiliriz.
Bu konunun örneklerinden şöyle bir sonuç ortaya çıkmaktadır: İkincil ihtiyaçlar (haciyyat), zorunlu ihtiyaçlar (zaruriyyat) için tamamlayıcı unsur niteliği taşımaktadır. Aynı şekilde güzelleştirici unsurlar (tahsiniyyat) da ikincil ihtiyaçlar için bir tamamlama durumundadır. Çünkü zorunlu ihtiyaçlar, bütün fayda ve iyiliklerin (maslahat) temelini ve esasını oluşturmaktadır. Nitekim bu konunun ayrıntıları inşallah ileride gelecektir.
