16 Tem 26 - Per 7:00:am
Koyu Açık

Blog Post

Fikir Yorum > 2026

Hikmet Kıvılcımlı, Solun Hafızası ve Devlet Denklemi

Hikmet Kıvılcımlı’yı okumuştum bir zaman; bu adam tam bir idealist. Fikrinin namusunu taşımış. Akıllı. Faris biri. Nerde durduğunu, neye karşı olduğunu biliyor. Başına gelebilecek ve olabilecek her şeye hazırlıklı. Hiçbir şeyden veya zorluktan şikayetçi değil. İşine bakmış yürümüş. Bu nedenledir ki ömrünün neredeyse yarısı takip, gözaltı, cezaevi ve işkencelerle geçmiş. Çok okumuş ama rastgele değil, […]

Devamı

Yazışmalardan Notlar: Sürü, Birey ve Baştakiler

 Liberal SİVİL toplum fikri sadece Doğu Despotizmine muhalif değildi aynı zamanda VATANDAŞLIK fikrinin kendisine de muhalifti. Çünkü VATANDAŞLIK fikri Oryantalist DOĞU’ya boyun eğdirme fikri ile çelişkiliydi. BU da şöyle bir sonuca vardı Eğer DOğulu Despotik düzen Batı’ya boyun eğiyorsa o medeni sayılabilir ona izin verilebilirdi. (Halbuki Patricia Spingborg’un hatırlattığı gibi, kadim “Yakın Doğu Toplumları” tüccarın […]

Devamı

“NATO ve Dindarlık” Konulu Oturumun Özeti:

Video Özeti Programda, Türkiye’nin 1952’de NATO’ya girişiyle başlayan süreçte dindar kesimin NATO algısı, tarihsel kırılmalar ve güncel tutumlar üzerinden üç ana perspektifle ele alınmaktadır: 1. Soğuk Savaş Dönemi ve Rıza Üretimi (Levent Baştürk): Türkiye’nin NATO üyeliği sadece askeri bir tercih değil, Batı ittifak sistemine entegrasyonun bir sonucudur. Bu süreçte dindar kesimin desteğini almak için “hür […]

Devamı

Birleşmiş Milletler’in Orta Doğu’da bir geleceği var mı?

Birleşmiş Milletler’in Orta Doğu’da bir geleceği var mı? Yeni bir bölgesel angajman için değerlendirmeler  Makale Özeti: Bölgesel Krizler ve BM’nin Gerilemesi: ABD ve İsrail’in İran’a yönelik son saldırıları ve karşılıklı misillemeler, Orta Doğu’nun geleceğini ve ABD’nin Gazze için hazırladığı 20 Maddelik Plan’ı belirsizliğe sürüklemiştir. Bu jeopolitik kırılmalar, Birleşmiş Milletler’in (BM) bölgedeki tarihi barış ve güvenlik […]

Devamı

Muvâfakât Okumaları: Vaz’i Hükümlerin Beşinci Türü: Azimet ve Ruhsat, 4. Mesele

Şer’î hükümlerin aslı olan “azimet” ile istisnai ve kolaylaştırıcı durumları ifade eden “ruhsat” arasındaki teorik sınırları ve mükellefin yükümlülük derecelerini önceki meselelerde ele almıştık. Kulun fiillerine yönelen ilahî hitabın mahiyetini tam olarak kavrayabilmek için, ruhsat alanına giren bir fiilin fıkhî açıdan nasıl konumlandırılması gerektiğini netleştirmemiz gerekir. Dördüncü mesele, ruhsat niteliğindeki bir iznin, asıl anlamıyla bir […]

Devamı

Kuruluşundan Bu Yana NATO’nun “Düşman” Tanımının Değişimi

Siyasal teoride düşman kavramı, sadece askeri bir hedef değil; belirli bir sosyo-ekonomik nizamın, ideolojik hegemonyanın ve inanç sisteminin kendini koruma refleksidir. Carl Schmitt’in ifade ettiği “dost-düşman” ayrımı, NATO ekseninde incelendiğinde saf askeri bir stratejiden ziyade; kapitalizmin, küreselci elitlerin ve liberal-seküler paradigmaların küresel hakimiyet mücadelesine dönüşür. NATO, kurulduğu 1949 yılından bu yana serbest piyasa ekonomisinin güvenliğini […]

Devamı

Siyasi İslam: 40 Yıllık Bir Geriye Bakış

Siyasi İslam: 40 Yıllık Bir Geriye Bakış Makale Özeti: Nader Hashemi tarafından kaleme alınan ve MDPI bünyesindeki Religions dergisinde yayımlanan “Political Islam: A 40 Year Retrospective” başlıklı makale, Siyasal İslam’ın dünya sahnesine çıktığı 1979 yılından 2020’ye kadar geçen 40 yıllık süreci iki temel tartışma ekseni üzerinden masaya yatırmaktadır. Yazar; İran İslam Devrimi, Kabe Baskını, Sovyetler’in […]

Devamı

Türkçülüğün Kendine Bulacağı Tarihsel Referans! -2-

Bu gün Türk gençlerinin %60’ı neden Avrupa’ya gitmek istiyor. Aynı şey. Aynı durum ve öngörü.. Sormalı Türk’e şimdi, sonraki propagandanın tesiriyle ve hala eskiye bakarak ona buna küfredeceğine, yok onlar bize şunu yaptı, bunlar bize bunu etti diye sallayacağına akıllı ol, anlamaya çalış, kendine bi bak. Sen şimdi ne durumdasın? Ne diyordun nereye geldin? Sen […]

Devamı

Türkçülüğün Kendine Bulacağı Tarihsel Referans! -1-

Modern çağda her milliyet kendini yeniden kimliklendirirken, (misalen bir Alman kimdir, nerden gelir, dili, vatanı, edebiyatı, kültürü nedir sorularını) icat ettiği tarihe referansla inşa etti. Bu tarihte din yoktur, dinin hükümran olduğu tarihler yok sayıldı. Kimliğin bir unsuru olarak hangi dine mensup idiyse o dini de sekülerleştirdi. Karşıt kimliği ötekileştirerek özgünleşti. Karşıt kimlik olmadan olmadı. […]

Devamı

Yazışmalardan: Propaganda & Bürokrasiye Entegre Girişimleri

Propaganda Propaganda hava ve su kadar DOĞAL olmalıdır. Mümkün olan en düşük psikolojik direniş seviyesinde ilerlemelidir. Birey öylesine özümsemeli ki, tüm dürüstlüğü ile burada propaganda diye bir şey yok diyebilmelidir. Oysa gerçekte, birey propaganda tarafından öylesine kuşatılmıştır ki, fiilen gerçeği görmesi mümkün değildir. Doğallık, insan ve propaganda öylesine iç içe geçmiştir ki her şey tercihe […]

Devamı